Reklam | Künye | İletişim 11 Mart 2010 Perşembe 12:29
Haber Ara :
taraf
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Sağlık Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan EKONOMİ POLİTİK 28.11.2008
Cemil Ertem
“Birleştirici seçkinler”, Saadet Partisi ve Halis Toprak
Bu krizin yalnızca bir kriz olmadığı köklü bir dönüşümü beraberinde getirdiğini anladık. Yani bu kriz gelişmiş ülkelerde sermayenin kendini yenilemesinden ibaret değil.

Sermayenin yenilenmesine dönük krizler son yıllarda iktisat literatüründe, finansal krizler çerçevesinde, döviz ve bankacılık krizleri olarak ele alınmıştır. Kârları çok hızlı düşen ve yeni yapıyı omuzlayamayan kurumların yenilenmesine, hatta tasfiyesine dönük krizlerdi bunlar. Doksanlı yıllarda “gelişmekte olan ülkelerde” görülen bankacılık ve döviz-borç krizleri hem bugünkü büyük dönüşümü hazırlamış hem de şimdi yaşadığımız kriz sonrası için “gelişmekte olan piyasaları” takviye etmişlerdir. Bu açıdan, içlerinde Türkiye’nin de olduğu birçok ülke, bu krizi umulandan daha az hasarla atlatacak. Şimdi tam da Ernest Mandel’in dediği gibi yeni bir uzun dalgaya geçiyoruz. Bu kapitalizmin “son” uzun dalgasının bittiği anlamına geliyor. Bu bitişin çok önemli, soyut olmayan hemen hepimizin şu anki hayatına yansıyacak etkileri olacaktır. Tıpkı bir dünya savaşının başlaması ve kendimizi onun içinde bulmamız gibi...

Şimdiye kadar biriken ama, eskinin kurumları üzerinde var olamayacağı için, atıl duran sermaye, şimdi güçlü bir dalga olarak bütün insanlığı içine alacak bir teknolojik devrim başlatacak. Bu büyük dalga, şimdiye kadar alttan alta gelişen ve artık denetlenemeyen teknolojiyi gerçekten iktidara getirecek. Bu yaklaşım şimdiye kadar birçok bilim insanı tarafından gündeme getirildi; Marx’ın kapitalizmin dinamiklerini, küçük çevrimler (toplumsal sabit sermayenin yenilenmesi) ve sistemin teknolojik temelinin tümüyle yenilenmesinden oluşan büyük krizler olarak görmesini, hem Marx’ı takip edenler hem de diğer okullardan gelen iktisatçılar geliştirmişlerdir. Kondratiev’in uzun dalgaları, Mandel’in Geç Kapitalizm’i ve nihayet Alvin Toffler’in Üçüncü Dalga’sı bu genel tespitten hareket eder. Aslında Toffler’in geliştirdiği teori çok önemli kavramsal açılımlar da getirerek kuru bir iktisat anlatısının ötesine geçer. Toffler, bütün bu krizler tarihini üç temel akımda toplar; birinci akım, organize tarıma geçiş; ikinci akım, sanayileşme ve üçüncü akım ise bilgi toplumudur. Şimdi bu şemayı çok indirgemeci hatta statik bulabilirsiniz; ancak Toffler öyle ayrıntılara girer ve öyle kavramlar ortaya atar ki “işte tam da bu” dersiniz. Örneğin sanayi toplumunun temel yönetici dinamiğini anlatan “birleştirici seçkinler” (integrator elite) kavramı bugün bize çok şeyi anlatıyor. Bu “bütünleştirici-birleştirici seçkin”ler sanayi modernleşmesinin yarattığı yönetici ve asalak bir kast olarak karşımıza çıkar. Farklı üretimleri birleştirerek bu üretimlerinin temel dinamiklerini ve buna uyacak siyasi oluşumları “yukarıdan” yaratırlar- idare ederler.

Bilindiği gibi Türkiye bu yönetici seçkinlerin, her düzeyde at koşturduğu bir ülke olmuştur yıllardır. Geçen yazıda, bir CHP-MHP ve SP ittifakı olasılığından bahsetmiştim. Bu tabii hemen olabilecek bir şey değil; bir eğilim ve süreçtir. Burada CHP-MHP ve SP yetkililerinin biraraya gelip konuşması da gerekmez. Hatta onların haberi son ana kadar olmaz. Her şeyi bu yönetici seçkinler ayarlar.

Bu yazı üzerine Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sayın Ahmet Demircan aradı ve böyle bir şeyin, hiçbir zaman söz konusu olmayacağını söyledi. Ahmet Demircan, 28 Şubat sürecinde hükümette yer alan isimlerden biriydi. Demircan, artık Saadet Partisi’nin 28 Şubat sürecinden gereken dersi çıkardığını ve “statükocu” güçlerin karşısında olduğunu, artık yalnız ve yalnız demokrasiden yana bir politik hat izleyeceklerini söyledi. Yani bizim CHP ve MHP ile işimiz olmaz demeye getirdi. Ama şimdi bu, Toffler’ın “birleştirici seçkin”lerinin eski sanayi ekonomisine uygun içe kapalı bir Türkiye doğrultusunda böyle bir ittifaktan vazgeçecekleri anlamına gelmez. Her türlü komplo ve olasılığı değerlendirecekler.

Bu “birleştirici seçkin”ler aynı zamanda burjuvazinin kendi içindeki servet aktarımının aracılığını da yaparlar.

Önceki gün Halis Toprak bir basın açıklaması yaptı. Basın görmedi. Görmez de zaten; çünkü 2001 krizi bahanesiyle Toprak Holding’in varlıkları bu “yönetici-birleştirici seçkinler” tarafından yağmalanıp, o sıra hâkim olan burjuvaziye teslim edildi. Toprak Holding’in yağmalanması çok önemli bir olaydır. Çünkü Halis Toprak, yatırımlarını doğuya (memleketi olan Diyarbakır’a) kaydırmaya başlamıştı. Yani Halis Toprak’ın, hem kendilerini tehdit edecek büyümesine katlanamadılar hem de henüz doğuya yatırım yapmak zamanı, birilerine göre, gelmemişti. Aynı şekilde 28 Şubat sürecinde Saadet Partisi’nin tasfiyesi de bugünü anlatan önemli bir kırılma noktasıdır. Şimdi doğuya yatırım yapma ve demokrasi zamanı. Bu işe yaramaz “yönetici seçkin”lerin iplikleri de pazara çıkacak. Çünkü insanlık “sanayi toplumundan” bilgi toplumuna geçiyor.

 

Diğer Cemil Ertem Makaleleri:
  1. Ulusal ordular devri (niye) bitiyor - 09.03.2010
  2. 2011 seçimlerinin sonucu niye belli - 05.03.2010
  3. Kaos ve kriz senaryoları gerçekleşmeyecek! - 26.02.2010
  4. Geri dönülmez bir sürecin başlangıcı - 23.02.2010
  5. Geri dönülmez bir sürecin başlangıcı - 23.02.2010
  6. Cumhuriyet’in ‘Kazanımları’ Çetesi - 19.02.2010
  7. Sermayenin yeni dengeleri - 16.02.2010
  8. Şu 1925 yılı ve ‘bizim bankalarımız’ - 12.02.2010
  9. Avro değil, karşılıksız dolar sistemi bitiyor - 09.02.2010
  10. Kriz Doğu’dan çözülüyor! - 05.02.2010
  11. Piyasa, TEKEL, ve tuz, sigara meseleleri - 02.02.2010
  12. Kriminal bir sektör olarak tütün endüstrisi - 29.01.2010
  13. Balyoz’un ekonomi-politiği - 26.01.2010
  14. Türkiye Cumhuriyet Müzesi -2 - 22.01.2010
  15. Türkiye Cumhuriyet Müzesi -1 - 19.01.2010

 
 
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan - 11.03.2010
Taş ve ayna
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar - 11.03.2010
IMF niye Türkiye’yi istemiyor
Halil Berktay OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 11.03.2010
Ütopya ve eleştiri
Markar Esayan ARADA
Markar Esayan - 11.03.2010
Ölüleri, usulüne uygun gömmeden
Nabi Yağcı NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 11.03.2010
Korku, insanı unutturur
Yıldıray Oğur MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 11.03.2010
Hazine’den gelen paraları nasıl yiyip içtik
Dr. Sivilay Genç SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 11.03.2010
Çarşaf provokasyonu
Sezin Öney YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 11.03.2010
Yalanlar imparatorluğu
Mithat Sancar MEO VOTO
Mithat Sancar - 11.03.2010
Yollar ve sonlar
Erol Katırcıoğlu ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 11.03.2010
Demokrasiye geçerken
Janet Barış FRAGMAN
Janet Barış - 11.03.2010
Oscar’lar yine gitti
Telesiyej TELESİYEJ
Telesiyej - 11.03.2010
Televizyon dizilerimizde neden yok listesi çoktur
Aydan Çelik ŞEYTAN ARABASI
Aydan Çelik - 11.03.2010
Cansız Atlar Zamanı

Tüm Yazarlar >>  

Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | RSS