Reklam | Künye | İletişim 21 Mart 2010 Pazar 21:49
Haber Ara :
taraf
WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR!
Taraf.com.tr ile ilgili görüş ve düşüncelerinizi
bize iletmek için tıklayın.
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor     Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan KUM SAATİ 02.12.2008
Ahmet Altan
Binlerce, binlerce insan
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Nasıl yaşadığımızı da bilmiyoruz, nasıl öldüğümüzü de...
Bana en ağır geleni de bu zaten.
Kandırılıp duruyoruz.
Ve, nasıl düşünmemizi isterlerse öyle düşünüp, nasıl tepki vermemizi isterlerse öyle tepki veriyoruz.
Bingöl’de 33 askerin ölümüyle sonuçlanan olayı enine boyuna incelediğinizde, bu ülkenin kaderinin nasıl üç beş kişi tarafından belirlendiğini görüyorsunuz.
Şimdi bir düşünün.
PKK, tek taraflı ateşkes ilan etmiş.
Güneydoğu’da olaylar durmuş.
Öylesine bir sükûnet hâkim olmuş ki 24 Mayıs 1993’te Milli Güvenlik Kurulu bir bildiri yayınlamış ya da yayınlamak zorunda kalmış.
“Güneydoğu Anadolu’da ve ülkemizin diğer köşelerinde huzur ve güvenin önemli şekilde korunduğu tespit edilmiştir. Alınmış olan güvenlik tedbirlerine ilaveten, Güneydoğu Anadolu’da iç barış ve istikrarın sürekliliği için toplumsal hoşgörüye uygun olarak, özellikle Olağanüstü Hal Bölgesi’nde terör örgütüne katılmış olup da, kan dökülmesi eylemlerine girmemiş kişilerin gelip teslim olmaları halinde, haklarında kovuşturma yapılmamasına ve diğer terör örgütü mensuplarının durumlarının da bu anlayış içinde ele alınarak, gerekli düzenlemelerin yapılmasını hükümete bildirmeye karar vermiştir.”
Ertesi gün Bakanlar Kurulu’nun toplantısı var.
Milli Güvenlik Kurulu’nda sivil yöneticilerle generallerin birlikte verdiği karar uyarınca “af” konusu görüşülecek.
Büyük bir ihtimalle silahlı çatışma sona erdirilecek.
Türklerle Kürtler için yeni bir hayat başlayacak.
Milli Güvenlik Kurulu’nun bu bildirisinin yayınlandığı akşam silahsız askerler, “burada kalırsanız jandarma sizi döver” tehdidiyle otobüs terminalinden zorla iki otobüse bindiriliyor.
Yanlarına hiçbir koruma verilmiyor.
Normalde o otobüslerle birlikte hareket etmesi gereken zırhlı araç, helikopter ve silahlı korumalar yok.
Otobüsler yola çıkarılıyor.
Bingöl’de PKK yolu kesiyor.
33 asker öldürülüyor.
Beşi ağır yaralanıyor.
Bir anda ülkenin gündemi değişiyor.
Büyük bir öfke ve düşmanlık hissi yayılıyor.
Bakanlar Kurulu “affı” görüşemiyor bile.
PKK, eylemi üstleniyor.
Öcalan 26 mayısta bir açıklama yaparak eylemin “kendilerince yapıldığını” duyuruyor.
8 haziranda “eylemle” ilgili yaklaşımı neredeyse tümden değişiyor:
“Benim söylediğim gibi planlamam da olmamıştır. Bu biçimiyle gelişmesini ben de anlamlı bulmadım. Biraz erken ve geniş hacimli olarak değerlendirdim” diyor.
Daha sonra ise Öcalan, bu “eylemle” ilgili soruşturma başlatıyor ve eylemden sorumlu tutulan Şemdin Sakık PKK tarafından sorguya çekiliyor.
“Eylemden” sorumlu tutulan Sakık ise, yakalandıktan sonra hapishanede verdiği ifadede, “o eylemde ben yoktum, planlamasını yapmadım, talimatını vermedim, eyleme katılanlardan bir kısmı daha sonra yakalandı, bazıları itirafçı oldu. Bu olaya katıldığımı söyleyen bir tek kişi varsa karşıma çıkarın, sorumluluğu kabul etmeye hazırım” diyor.
O “eylemden” sonra barışa hiç o kadar yaklaşılamıyor.
Çatışmalar sürüyor...
Ve bugüne dek tam 27 bin 800 kişi ölüyor.
Eğer o eylem olmasaydı bugün o insanların hepsi hayatta olacaktı.
Şimdi, o 33 çocuğun öldürülmesinin büyük bir komplo olduğunu artık bugün açıkça görebiliyoruz.
Bu komployu kuranların hem Türk ordusu içinde hem de PKK arasında adamları olduğu açık.
Üstelik bu komplo, Milli Güvenlik Kurulu’nun üyeleri arasında bulunan Genelkurmay Başkanı’yla kuvvet komutanlarının “çözüme” razı oldukları sırada gerçekleştiriliyor.
Ya ordu içinde bir “unsur”, komutanlarının bile sözünü dinlemiyor ya da bölgedeki sükûnet nedeniyle barışçı çözüme razı olan komutanlardan bazıları o askerlerin “korumasız olarak” bir pusuya gönderilmesine göz yumuyor.
Bu olayın sorumlularının ortaya çıkarılması zor değil.
Bazı sorulara cevap vermek yeter:
24 mayıs akşamı, o askerlerin otobüslere tehditle bindirilmesi için kim emir verdi?
Kim, o otobüsleri korumasız yola çıkardı?
Jandarmalar kimden emir alarak, “ayrı gitmek” isteyen askerleri de o otobüslere bindirdiler?
Bu emirlerin kayıtları Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kayıtlarında vardır mutlaka.
Ordu bu sorumluları açıklamak zorunda.
Bu eylem, bu ülkenin yaşadığı en büyük komplolardan biri.
“Birileri” tek bir komployla herkesin kaderini değiştirdi.
Eğer o pusu kurulmamış olsaydı bugün bambaşka şartlara sahip bir ülkede yaşıyor olacaktık.
Barışı sağlayacaktık, çocuklarımızı ölümden kurtaracaktık, daha zengin bir hayat sürecektik, daha mutlu olacaktık.
Bu komployu aydınlatmalıyız.
Barışın düşmanlarını bulmalıyız.
Ki yeni komploların kurbanı olmayalım.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Türkiye’nin çıkarları - 21.03.2010
  2. Başbakan - 20.03.2010
  3. Müslümanlık ve milliyetçilik - 19.03.2010
  4. Benim memleketim... - 18.03.2010
  5. Yalancılık - 17.03.2010
  6. İyi çocuklar bitmiyor - 16.03.2010
  7. Bir deli aranıyor - 14.03.2010
  8. Acemi AKP - 13.03.2010
  9. Biz de onları öldürelim Turhan Bey - 12.03.2010
  10. Taş ve ayna - 11.03.2010
  11. Yalanlar - 10.03.2010
  12. İmparatorluk ve insan - 09.03.2010
  13. Nefret, Futbol ve Yargı... - 07.03.2010
  14. Soykırım - 06.03.2010
  15. Kriz - 05.03.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan - 21.03.2010
Türkiye’nin çıkarları
Murat Belge TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 21.03.2010
Başbakan
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM
Etyen Mahçupyan - 21.03.2010
Eskimeyen Osmanlı
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ
Ayşe Hür - 21.03.2010
Hamidiye Alayları’ndan koruculuğa
Yıldıray Oğur MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 21.03.2010
OYAK-Renault’a başörtülüler nasıl girer
Hıdır Geviş ÖTEKİ AMERİKA
Hıdır Geviş - 21.03.2010
Otomobil uçar gider
Pelin Cengiz KULİS TARAFI
Pelin Cengiz - 21.03.2010
Dünyanın en kârlı işi insan kaçakçılığı
Ramazan Çanakkaleli İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK DÜNYASI
Ramazan Çanakkaleli - 21.03.2010
Maliye’ye var SGK’ya yok mu
A. Esra Yalazan KAMERİYE
A. Esra Yalazan - 21.03.2010
Kardeş bayramlar ve Newroz...
Tuğba Tekerek PAZAR SÖYLEŞİLERİ
Tuğba Tekerek - 21.03.2010
Büşra: Başörtülü kızın absürt melodramı
Bülent Şirin
Bülent Şirin - 21.03.2010
Trabzon’da Gürcüler güldü

Tüm Yazarlar >>  

Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS