Reklam | Künye | İletişim 19 Mart 2010 Cuma 20:41
Haber Ara :
taraf
WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR!
Taraf.com.tr ile ilgili görüş ve düşüncelerinizi
bize iletmek için tıklayın.
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor     Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan EKONOMİ POLİTİK 23.12.2008
Cemil Ertem
Durgunluğun siyasi sonuçları
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
2009 dünyada durgunluk yılı olacak. Başta gelişmiş ülkeler olmak üzere, çoğu ülkede çok önemli büyüme düşüşleri gerçekleşecek. The Economist dergisi 2009 yılında Katar, Angola, Kongo, Çin, Türkmenistan, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan gibi ülkelerin yüzde 7’ye varan bir büyüme performansı göstereceğini, Avrupa ve diğer gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde ise ciddi büyüme düşüşleri ve eksi büyüme performansı olacağını öngörüyor. Avrupa genelinde ise işsizlikteki ciddi artış (yüzde 9-10 aralığı) ile birlikte yüzde 4’e varan büyüme düşüşleri olacak. Merkez Avrupa, kurtarma paketleri ve düşük faiz politikasına rağmen, eksi ve sıfır büyüme arasında gidip gelecek. Böyle olunca petrol fiyatlarının, OPEC’in tüm çabasına rağmen, gerileyeceğini hatta Avrupa menşeli emtia fiyatlarında da ciddi düşüşler olacağını şimdiden söylemek gerekiyor. Latin Amerika’da da ciddi büyüme düşüşleri olacak ama Latin Amerika büyüme performansı açısından gelişen Asya’dan hemen sonra geliyor. Latin Amerika ülkeleri yüzde 2,5 ila yüzde 6,4 arasında büyüme gerçekleştirecekler. Latin Amerika’da en çok büyüyecek iki ülke yüzde 6,4 ile Peru ve yüzde 4,5 ile Küba. Tabii Hindistan’ın da gelecek yıl yüzde 6,5 büyüyeceği tahmin ediliyor.

2009’da yüzde 5’in üzerinde büyüyecek bir diğer ülke de Vietnam. 2009’da Irak ekonomisinin de yüzde 6,7 büyüyeceği tahmin ediliyor.

Şimdi düne kadar savaşın ve yoksulluğun çemberinde olan Irak, Gürcistan gibi ülkelerin, herkes küçülürken, yüzde 7’lere varan büyümeleri, hatta Afrika’da Angola’nın yüzde 10 civarında büyüyecek olması bize çok şeyi anlatıyor. Burada tabii hemen iki itiraz ortaya atılabilir: “Bu büyüme oranları geçici ve bu büyümenin, ülkelerdeki gelir dağılımını düzeltici etkisi az; hatta gelir dağılımını daha da bozacak, bir eğilimi anlatıyor ve bu ülkelerin küresel piyasanın bir parçası olması orta vadede bu ülkeleri daha da yoksullaştırabilir.”

Ancak böyle olduğu kabul edilse bile şöyle bir gerçek daha var; o da, artık bu kriz sonrası gelişmiş ülke-gelişmemiş ülke ayrımının ortadan kalkacağı bir sürece girmekte olduğumuzun iyice belirginleşeceği gerçeği. Bu olgu, çok önemli ve hayli belirgin siyasi sonuçları olacak bir gelişme olarak karşımızda bugün. Geçen hafta Başbakanlık danışmanlarından Prof. Ahmet Davutoğlu, Büyük Ortadoğu Projesi’nin artık bittiğini söylüyordu. BOP gibi projeler eski “hegemon emperyal devlet ve sömürgeleri anlayışının” son versiyonu olarak ortaya atılmıştı.

Şimdi Ortadoğu’da böyle bir yapılanma mümkün değil. Kriz sonrası Ortadoğu ve Afrika’nın yeniden yapılanması öne çıkacak. Bu iki önemli bölge artık gelişmiş ülkelerin yönlendirmesinden daha çok kendi dinamikleriyle yeniden yapılanacaklar. Ortadoğu ve Afrika’nın hızla yoksulluk ve savaş çemberini kırmasının çok önemli küresel siyasi sonuçları olacaktır.

Artık dünyanın yoksullarının gerçekten kendi kaderlerine sahip olacağı bir döneme giriyoruz. Çünkü kapitalizmin başka çaresi yok. Kapitalizmin modern durgunluk teorilerini geliştiren iktisatçılardan biri olan Steindl, daha 1952’de olgun ve tekelci yapıdaki kapitalizmin sürekli durgunluk içinde olacağını öne sürmüştü. Steindl, 1890’dan 1930’a kadar olan süreçte Amerikan ekonomisinin büyüme oranlarında tutarlı bir azalma olduğunu ve krizin kaçınılmazlığını ileri sürer. Zaten Steindl’ın tezini başka açılardan Marksist iktisatçılar Sweezy ve Baran da destekler. Tekelci Kapitalizm, tüketim yetersizliği ve sonuçta durgunluk üretir.

İşte 1980’li yıllardan itibaren bu durgunluğu, finansal-kanserli bir yapı ile aşmaya çalışan neoliberal yaklaşımın, reel olarak, bir önceki sermaye birikiminin siyasi ve ekonomik araçlarıyla hareket etmesi kaçınılmazdı. Bush ve onu taklit eden tüm neoliberal iktidarların özü buydu. Eski kontrol ve silah sanayilerine ve kanserli bir finans yapısına dayanıyorlardı. Ancak bu yeni dönem, sürekli durgunluk ve işsizlik üreten bu yapıyı tasfiye süreci ile başlayacak. İşte bu anlamda da ulus-devlet ve onun tüm aparatları orta vadede erime sürecine girmiştir.

Bu tespitin siyasetin hem sağı hem de solu için önemli sonuçları olacak. Dünyanın şimdiye kadar kabile düzeyinde yaşamış toplumlarında, küresel siyaseti yönlendirecek yeni siyasi oluşumlar ortaya çıkarken, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin siyasi yelpazesi yeniden belirlenecek. Sağ ve sol buralarda yeniden tanımlanacak. Zaten bunun ipuçlarını şimdilerde Türkiye’de görüyoruz. Bundan dolayı şu sıralar sol adına, “eski tas eski hamam” “bir şeyler” yapma iddiasında olanların çabaları da beyhude.

 

Diğer Cemil Ertem Makaleleri:
  1. Türkiye’de terörün ekonomi-politiği -2 - 19.03.2010
  2. Türkiye’de terörün ekonomi-politiği -1 - 16.03.2010
  3. IMF kovulurken, Berman, Baykal ve diğerleri... - 12.03.2010
  4. Ulusal ordular devri (niye) bitiyor - 09.03.2010
  5. 2011 seçimlerinin sonucu niye belli - 05.03.2010
  6. Kaos ve kriz senaryoları gerçekleşmeyecek! - 26.02.2010
  7. Geri dönülmez bir sürecin başlangıcı - 23.02.2010
  8. Geri dönülmez bir sürecin başlangıcı - 23.02.2010
  9. Cumhuriyet’in ‘Kazanımları’ Çetesi - 19.02.2010
  10. Sermayenin yeni dengeleri - 16.02.2010
  11. Şu 1925 yılı ve ‘bizim bankalarımız’ - 12.02.2010
  12. Avro değil, karşılıksız dolar sistemi bitiyor - 09.02.2010
  13. Kriz Doğu’dan çözülüyor! - 05.02.2010
  14. Piyasa, TEKEL, ve tuz, sigara meseleleri - 02.02.2010
  15. Kriminal bir sektör olarak tütün endüstrisi - 29.01.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan - 19.03.2010
Müslümanlık ve milliyetçilik
Yasemin Çongar YA DA
Yasemin Çongar - 19.03.2010
İnsaniyet namına
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar - 19.03.2010
Tarıma yatır kazan
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM
Etyen Mahçupyan - 19.03.2010
Sizce yakıştı mı
Alper Görmüş MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 19.03.2010
Kendi kalbine bir kurşun... Bir de beynine...
Amberin Zaman ARAF'TAN
Amberin Zaman - 19.03.2010
İster istemez yine Ermeniler
Cemil Ertem EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem - 19.03.2010
Türkiye’de terörün ekonomi-politiği -2
Leyla İpekçi SAATLER
Leyla İpekçi - 19.03.2010
Bu mühendislikten geriye ne kalacak...
Suzan Samancı JİYAN
Suzan Samancı - 19.03.2010
Newroz’un ışığı hepimizi aydınlatsın...
Ali Abaday --
Ali Abaday - 19.03.2010
ABD ordusunun Jedi’ları
Melih Altınok SOLAÇIK
Melih Altınok - 19.03.2010
Yetiş ya Marks, yetiş ya Lenin
Janet Barış FRAGMAN
Janet Barış - 19.03.2010
Köprüde karşılaşmalar
Nilüfer Kuyaş PANDORA'NIN KUTUSU
Nilüfer Kuyaş - 19.03.2010
Kültürel endişe
Bülent Şirin GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 19.03.2010
Emin misin Türk Hava Yolları
Ahmet Vehbi Şafak SAHA ŞARTLARI
Ahmet Vehbi Şafak - 19.03.2010
Kayserispor Taraftarı’ndan Kardeşlik Dersi

Tüm Yazarlar >>  

Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS