Türk Eczacıları Birliği, hükümete rest çekti. Eczacılar, talepleri kabul edilmezse, sosyal güvenlik kapsamındaki hasta ve yakınlarına 2 şubattan itibaren ücretsiz ilaç vermeyecekler.
Türk Eczacıları Birliği’nin yaptığı açıklamada, “Hükümeti aylardır uyarıyoruz. Ama hiçbir olumlu yaklaşım gösterilmedi. 2 şubattan itibaren halkımızın sosyal güvenceleri ile ilaç alımı uygulaması sona erecektir. Oluşan bu durumun sorumluluğu, eczacılara ait değildir” denildi.
Peki, eczacılar hükümetten ne talep ediyorlar? Birinci olarak, hasta tedavi katılım paylarının eczaneler tarafından tahsil edilmesi uygulamasının sona erdirilmesini istiyorlar. Zira bu uygulama, hasta ile eczacı arasında sorunlar yaratıyor.
İkinci olarak da eczaneler, ilaç bedellerini devletten zamanında alamamaktan şikayet ediyorlar. Çünkü birer küçük işletme olan eczaneler bu uygulamayla önemli bir mali yükün altına giriyorlar.
Üçüncüsü ise bazı ilaçlar “raf üstü ilaç” adı altında pazara açılıyor. Bu ilaçların doktor tavsiyesi olmaksızın, halkın kendi bilinç düzeyiyle karar vererek kendi hastalığını tedavi etmesi büyük bir sağlık riski ortaya çıkarıyor. Örneğin nezle ve gripten korunmak amacıyla içilen greyfurt suyunun raf üstü ilaçla birleşmesi ölümlere neden oluyor. Dolayısıyla aspirinin bile doktor tavsiyesi olmadan alınmaması gerekiyor. Eczaneler, halkın sağlığının korunması için her türlü ilacın eczanede satılmasını istiyorlar.
Eczacıların düzelmesini istedikleri dördüncü konu da ilaç reklamlarıyla ilgili. İlaçlarda reklam yolunun açılmasını eleştiriyorlar. Çünkü reklamı, yapısı gereği bir mala talep yaratmak için o malın kendi niceliği ve niteliğinin dışında sunulması yöntemi olarak değerlendiriyorlar. Eczacılar, ilacın reklam dışında değerlendirilmesi gereken bir meta olduğu görüşünü savunuyorlar.
Eczacılar, bu isteklerinin yerine getirilmemesi durumunda pek çok eczanenin kapanacağına ve bunun sonucunda çok sayıda kişinin işini kaybedeceğine dikkat çekiyorlar. Ayrıca meslek dışından kişilerin eczane açmalarına izin verileceği ve böylelikle Türkiye’de “eczane zincirlerinin” kurulmasının önünün açılacağı yönünde duyumlar aldıklarını söylüyorlar. Böylece eczaneler süpermarketlerin bir parçası olacak.
Bir meslek grubu olarak sağlık hizmetlerinin ticarileşmesine karşı çıkan Eczacılar Birliği, sağlık sistemindeki aksaklıkların, halkla birebir ve yaygın olarak temas edilerek giderilmesini ve eksikliklerin önlenmesini talep ediyor.
Gelişmiş dünyada da benzer sorunlar yaşandı ve yaşanmakta. Onlar bu sorunları nasıl çözüyor derseniz… Dünyada yeni akım küçük işletmeleri çoğaltmak ve yaşatmak. Çünkü küçük işletmeler esnek yapılarıyla ekonomik gelişmelere hemen ayak uyduruyorlar. Böylece kolayca ayakta kalıp ekonomiye destek veriyorlar.
Küçük işletmeleri ortadan kaldırmak ise ekonomiye büyük hasar veriyor. Bu nedenle birer küçük işletme olan eczaneleri yaşatmak gerekiyor. Her iş alanını büyük sermayeye açıp herkesi işçi yapmak herhalde bir ekonomi politikası olamaz. Bu nedenle hükümet eczacıların sorunlarına bir an önce çözüm bulmalı. Eczanelerin büyük sermayeye teslim olmasına izin vermemeli. Eczaneler birer küçük işletme olarak her şeyden önce Türkiye ekonomisinin sağlığı için şart!
|