Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından yapılan hızlı özelleştirme uygulamalarının erkeklerde ölüm oranını artırdığı belirlendi.
The Lancet Medical Journal’da yayımlanan bir araştırmanın sonuçları dün BCCNEWS tarafından yayınlandı. Araştırmacılar, eski Sovyetler Birliği’ne üye devletlerde ve Doğu Bloku ülkelerinde yaptıkları araştırmalarda, hızla yapılan özelleştirmeler sonucunda erkek ölümlerinin yüzde 12,8 oranında arttığını tespit etmişler.
Biraz hatırlatalım... Rusya’da irili ufaklı devlet şirketlerinin özelleştirilmesi, Batılı yatırım bankalarının tavsiyesi üzerine şok terapi şeklinde yapıldı. 1992 Aralık ayı ile 1994 Haziran ayları arasındaki yirmi aylık sürede 14 bin şirket hızla özelleştirildi ve bu özelleştirmelerden 202 milyar ruble gelir elde edildi.
Hızla yapılan bu özelleştirmelerin ardından çok sayıda devlet şirketi az sayıda işadamının eline geçti. Birdenbire zengin olan ve ‘oligark’ olarak anılan bu işadamları özelleştirilen şirketlerdeki fazla istihdamı gerekçe göstererek pek çok çalışanın işine son verdi. Özelleştirmenin hızla uygulandığı 1990’ların başında Rusya, Kazakistan, Litvanya ve Estonya’da işsizlik tam üç kat arttı. İşsiz kalanlar arasında ölüm oranı da yüzde 42 oranında yükseldi.
Özelleştirmeyi daha yavaş yapan Arnavutluk, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Slovenya da ise işsizlik sadece yüzde 2 oranında yükseldi. Bu ülkelerde erkek ölümleri yüzde 10 oranında geriledi.
Oxford Üniversitesi’nden sosyolog David Stuckler , makro ekonomi politikalarındaki radikal değişikliklerin, insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri dikkate alınmadan yapılmasının toplumsal maliyetinin yüksek olacağını belirtiyor. Çünkü işsizlik oranındaki yükselme işçilerde belirsizlik duygusunu ve stresi artıyor. Bunun sonucu da ölümler yükseliyor.
Rusya’da şok terapi yoluyla makro ekonomi politikasında yapılan değişikliklerin olumsuz sonuçları sadece ölüm sayısındaki artışlarla da kalmadı. Pek çok alanda sorunlar çıktı. Rusya ekonomisi 1998 yılında büyük bir kriz yaşadı. Devlet borçlarını ödeyemedi. Yeni ekonomik tedbirler alındı. Bu şok terapiyi Rusya’ya ünlü iktisatçı Milton Friedman önerdi. Aynı Friedman ölmeden önce verdiği bir mülakatta bu konuda hata yaptığını itiraf etti. Piyasa ekonomisinin hukuku yerleştirilmeden yapılan hızlı özelleştirmelerin ekonomiyi krize soktuğunu söyledi.
Türkiye’ye gelince... Türkiye’de özelleştirme uygulamaları 1984 yılında başladı ve hâlâ devam ediyor. Türkiye’de özelleştirilecek devlet şirket ve varlıklarının henüz üçte biri bile özelleştirilemedi.
Ayrıca Türkiye’de özelleştirme nedeniyle işsiz kalanların devlet tarafından diğer kamu görevlerine yerleştirilmeleri yasal güvence altına alındığı için işçilerin belirsizlik ve strese girmesi de önlendi. Türkiye, hem özelleştirmeyi yavaş yapan hem de özelleştirmelerin yaratacağı işsizlik olasılığına karşı önlemlerini alan ülkeler kategorisinde yer aldığı için erkek ölüm oranlarının gerilediğini bile ileri sürebiliriz.
Diğer Süleyman Yaşar Makaleleri: