Biri elbet hatırlatır diye bekledim, kimse çıkmadı. Ermenice yeğern եղեռն “felaket, bela” demek, evet. Ama esas anlamı bu değil cinayettir, ağır ve dehşetli bir suç anlamında. Dört tane sözlüğe baktım dördünde de öyle. Bence “soykırım”dan çok daha güçlü ve net bir kavram. Oradaki ğ Türkçe yumuşak g gibi değil, Arapça ğayın misali art damağı titreterek söylenecek.
Medz մեձ “büyük”. Hintavrupa anadilindeki /g/ sesinin Ermenicede ön damak seslerine dönüşmesi daha 19. yüzyılda Hübschmann ile Pedersen’in kitabını yazdığı kurallardandır. Yunanca ve Latincede /g/ gördüğün yerde Ermenicede normal olarak /dz/, bazı koşullarda /z/ ve ender olarak /c/ bulursun. Mesela gümüş, Yunancası argyros, Latincesi argentum, Ermenicesi ardzat. Eğri, Yunancası gúros, Ermenicesi dzur. Keçi Yunanca aíg-, Ermenice aydz. Aynı şekilde, Yunanca méga-, Ermenice medz. Megabayt, megavat, megapol, megaton, megafon, megalomani vesaireden bildiğiniz sözcük.
Latincede mag- kökü aynı kavramı ifade eder. Magnus büyük, maior (yani mag-ior) daha büyük, maximus (yani mag-simus) en büyük. Magister de kendisine saygı duyulan ulu kişi, kısaca usta veya molla. Türkçede bu zümreden halen kullanılan yirmiye yakın kelime geliyor aklıma. Magna Carta’dan (“büyük sözleşme”) başla, do majör var, maksi etek var, mastır yapmak var, futbolun maestrosu var. Hatta metres bile var, asıl anlamı “büyük hanımefendi”, Fransızca maîtresse’den.
Bir Mayıs, Roma’nın en eski çağında tüm tanrıların en önemlisi sayılan Maia, yani Büyük Hanım’ın (= Mag-ia) bayramının kutlandığı günmüş. Kırlara çıkıp bir sürü tören yaparlarmış, bir kısmı müstehcen. O gün başlayan aya o yüzden Maius (= Maia’nın) adını vermişler. Yunanca, Aramice ve Arapça dahil bilumum Akdeniz dillerine girdikten sonra Türkçeye de gelmiş, Mayıs olmuş.
***
"www.nisanyansozluk.com - Türkçenin en kapsamlı etimoloji sözlüğü"
Sevan Nişanyan'ın Agos yazıları - nisanyan.blogspot.com
Sevan Nişanyan'ın siyaset ve tarih yazıları: http://nisanyan1.blogspot.com
Diğer Sevan Nişanyan Makaleleri: