Haydan gelen huya gider deyiminin aslını faslını bilmiyorum, nokta. Tahmin yürütebilirim tabii, hatta ikna edici durur. Ama tahmin etmek başka şey, bilmek başka şey. Aşağı yukarı yirmi senedir bu kelimecilik işiyle uğraşıyorum. Kısaca ne öğrendin diye sorarsanız, bilmekle tahmin etmeyi ayırmayı öğrendim diye cevap veririm. Onu da tam öğrendim diyemem, çabalıyorum.
Anlamsız kelimeler içeren bir deyimi “çözdüm” demek için ne lazım? Ya o deyimin ilk kaynağına ineceksin, mesela “Vehbi’nin kerrakesi” deyimini Sümbülzade Vehbi Efendi hakkında anlatılan bir anekdotta bulacaksın. Ama anekdotun Vehbi Efendi yahut yakınları daha hayattayken anlatıldığından emin olacaksın.“Dedem anlatmıştı, o da asker arkadaşından duymuş” olmaz; “Meydan Larus’ta yazıyor demek ki doğrudur” da olmaz.
Ya da anlamsız görünen kelimenin anlamını keşfedeceksin, deyim adeta “aydınlanacak”. “İyi saatte olsunlar”ın eskiden “iyi sıhhatte olsunlar” yazıldığını gördün mü konu yüzde doksandokuz kapanmıştır. Gene de yüzde bir payı aklından çıkarmayacaksın: belki deyimin aslı iyi saatte olsunlar yahut daha başka bir şeydi, birileri hypercorrection denilen işi yaptı, anlamsız görünen bir deyime anlam yüklemek için saati sıhhate çevirdi. Eski zaman yazarları genellikle şimdikilerden daha sağlamdır peki, ama hata yapmazlar diye bir şey yok.
“Haydan gelen huyna gider” diye BİR tane örnek bulsam inanacağım. Hay Ermenice “Ermeni”, Huyn da Rum demek. 19. yüzyılda İstanbullu bir Türkün normal olarak bileceği üç beş düzine Ermenice kelimeden ikisidir. “Ermeniden kazandığı parayı Rumun meyhanesinde, lokantasında, kerhanesinde yemek” gibi bir şey mantıklı da duruyor. Ama dediğim gibi, mantıklı durması yetmez, kanıt lazım. O da şimdilik yok.
***
"www.nisanyansozluk.com - Türkçenin en kapsamlı etimoloji sözlüğü"
Sevan Nişanyan'ın Agos yazıları - nisanyan.blogspot.com
Sevan Nişanyan'ın siyaset ve tarih yazıları: http://nisanyan1.blogspot.com
Diğer Sevan Nişanyan Makaleleri: