Reklam | Künye | İletişim 12 Mart 2010 Cuma 19:00
Haber Ara :
taraf
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Sağlık Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan BAKIŞ ACISI 19.06.2008
Lale Kemal
Gözler Başbuğ’da...
Türkiye’de siyasi otoriteler ülkenin yönetiminde muktedir olmadıkları için siyasete karışması önlenemeyen TSK’nın komuta kademesinde meydana gelecek değişiklikler de ister istemez hem Türk kamuoyunun hem de Batı ve ABD yönetimlerinin ilgi odağı haline geliyor. Dolayısıyla 1 ağustosta başlayıp dört gün sürecek Yüksek Askerî ?ûra (YA?) toplantılarının da sonuçları, önceden tahmin edilmesine karşın, “ne olur ne olmaz” anlayışıyla yakından izleniyor. Zihinlerdeki sorulardan biri, hakkında çeşitli söylentiler çıkartılan (Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt ile görüşmesi hariç --zira doğrulandı, söylenti değil-) Orgeneral Başbuğ’un, yaş haddinden emekliye ayrılacak olan Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın yerine bu ağustos şurasında Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna sorunsuz bir şekilde oturup oturmayacağı. Benim öngörüm, hakkında çıkartılan dedikodulara karşın Başbuğ’un Genelkurmay Başkanlığı görevini garantilediği şeklinde. Anımsarsanız, iki yıl önce de Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanlığı görevine getirilmemesi için binlerce SMS mesajı atılmış ve bu eylem Büyükanıt’ın bu görevi tam tersine garantilemesiyle sonuçlanmıştı. Hükümet de teoride kendisine bağlı olan Genelkurmay Başkanlığı’nın, o dönem yeni komutan adayı Orgeneral Büyükanıt için bir ilke imza atarak Bakanlar Kurulu’ndan, atanması yolunda teklif çıkarttırmış ve bu teklif dönemin cumhurbaşkanı tarafından onaylanmıştı. Yani Genelkurmay Başkanları’nın atanmasında yetki sahibi olan Bakanlar Kurulu, normal olan bir uygulamaya ilk kez imza atmıştı!!! AK Parti’nin 2002 Kasım seçimlerinde iktidara gelmesi öncesinde de TSK’da yapılacak üst düzey atamalar çoğu zaman polemik konusu olmuştur. Ama bu polemik daha çok TSK içinde yaşanmıştır emekli Orgeneral Hilmi Özkök örneğinde olduğu gibi. Emekli Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hürriyet gazetesine 11 mart tarihinde verdiği demeçte, emekli Orgeneral Özkök’ün zamanında Genelkurmay Başkanı olmasını istemediğini söylemiş ama bu istemleri geri teperek Özkök bu görevi dört yıl süreyle Orgeneral Büyükanıt’tan önce sürdürmüştü. Dolayısıyla bugün AKP bahane edilir başka gün TSK komuta kademesinde, üst düzey atamalar konusu gerginlik nedeni olabilir ve olmaya devam edecektir, siyasi otoriteler demokrasilerde olduğu gibi ülke yönetimine atanmışların da karışmasını önleyemedikleri sürece. Bakın çok önceleri 1953 yılında dönemin iktidarı, bir generalin emekliye ayrılmasında usulsüzlük olduğunu sorgulayabiliyordu. Bugün, hem de AB yolunda onca reform yapmışken, şeffaflık, hesap verilebilirlik gibi demokrasinin işlemesinin olmazsa olmaz koşullarını bile sorgulayamaz noktadayız. 5 Mayıs 1953 tarihli Hürriyet gazetesinin birinci sayfasında yer alan habere göre, hem iktidardaki Demokrat Parti hem de muhalefet milletvekilleri, dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muzaffer Göksenin’in emekli ediliş biçimini soru önergeleri vererek sorgulayabilmişler. Bugüne dönersek eğer, başlığımda da belirttiğim gibi gözler artık Başbuğ’da. Orgeneral Büyükanıt, gerek AB üyesi ülkelerde gerekse ABD yönetiminde şahin olarak anılmasının yanı sıra hem iç politikada hem de Irak ve Kıbrıs gibi dış politika konularında ortamı geren bir kişilik olarak tanınıyor. Orgeneral Başbuğ’un ise en azından nispeten sakin kişiliğiyle, gerginlik dozu düşük bir profil çizeceği beklentileri hâkim Batı’da. Başbuğ’un, örneğin, TSK’nın İstanbul’da 5 haziran tarihinde düzenlediği Ortadoğu sempozyumunda, TRT’den Kürtçe yayın yapılması kararını, adını vermeden, Roj TV gibi yayınların etkisini kırması halinde yararlı olarak nitelendirmesi hem ABD hem de Batılı ülkelerde olumlu bir demeç olarak not edilmiş. Hatta Orgeneral Büyükanıt’ın aynı sempozyumda, hükümetin başlattığı İsrail ve Suriye arasındaki aracılı barış görüşmelerine destek veren açıklaması da olumlu ama hayretle karşılanmış. Bir Batılı diplomat, “Hükümetin dış politika icraatlarından bile hoşnut olmayan TSK’nın komutanının, İsrail-Suriye görüşmelerinde Türkiye’nin oynadığı rolü olumlu bulması iyi bir gelişme,” diyor. Bu arada bir not düşelim, Batı kulübü olan NATO’nun üyesi Türkiye’de üst düzey komutanların, Ortadoğu sempozyumunda olduğu gibi zaman zaman Batı aleyhtarı demeçler vermeleri, müttefikler arasında ciddi rahatsızlık yaratıyor. Neyse herkes, açıkçası satır aralarından okuyabildiği kadar şimdiki ve müstakbel komutanlar hakkında yorum yapmaya çalışıyor. Sonuç olarak Orgeneral Başbuğ, her ne kadar Orgeneral Büyükanıt’a göre daha ılımlı bir görüntü sergilese de TSK’nın iç ve dış politikalardaki ağırlığı, hangi komutan gelirse gelsin devam edecektir. Ta ki siyasi otoriteler muktedir oluncaya dek. 18.06.2008

 

Diğer Lale Kemal Makaleleri:
  1. 21. yüzyıl orduları nasıl olmalı, Heper nerede yanılıyor - 10.03.2010
  2. ‘Taraf’ım var diyen onbinlerce subay var, asker artık oksijensiz kaldı’ - 24.02.2010
  3. Başbuğ seçim startı verdi, kozu Deniz Feneri... - 17.02.2010
  4. MGSB’de Gül’ün yazdığı bölümler - 10.02.2010
  5. Laf ola denetimden anlamlı denetime... - 03.02.2010
  6. Sivillerin bilgilendirildiği tehdit algılamaları ve Balyoz - 27.01.2010
  7. Sözün bittiği yer Çankaya Köşkü’ydü... - 20.01.2010
  8. Türkiye’nin vitrini nasıl yapılanacak - 13.01.2010
  9. Devlet sırrı bahanesi - 06.01.2010
  10. Ordu iç tehdide göre yapılanırsa... - 30.12.2009
  11. ‘Dehşet dengesi’ - 23.12.2009
  12. Türkiye değişirken bürokrasinin halleri - 16.12.2009
  13. Tartışmalı silah alımları soruşturulmalı... - 09.12.2009
  14. Ergenekon savcıları ve silah alımları - 02.12.2009
  15. Peres Türkiye’yi işine geldiği gibi okuyor... - 25.11.2009

 
 
Murat Belge TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 12.03.2010
Bir tuhaf şiddet
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan - 12.03.2010
Biz de onları öldürelim Turhan Bey
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar - 12.03.2010
Krizde hiç işçi çıkartmayan şirket hangisi
Alper Görmüş MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 12.03.2010
Patrona 'atın bunu’ diyen gazeteciler de gördük!
Amberin Zaman ARAF'TAN
Amberin Zaman - 12.03.2010
Abdullah Gül inadına barış diyor
Cemil Ertem EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem - 12.03.2010
IMF kovulurken, Berman, Baykal ve diğerleri...
Leyla İpekçi SAATLER
Leyla İpekçi - 12.03.2010
‘Muhteşem karmaşalarımız'ın ruhu
Suzan Samancı JİYAN
Suzan Samancı - 12.03.2010
Roj Tv neden Türkiye’den yayın yapmasın
Kurtuluş Tayiz DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 12.03.2010
Kürtlere çok ayıp ettik
Ali Abaday --
Ali Abaday - 12.03.2010
Yaşlı ama çılgın bir kalp
Melih Altınok SOLAÇIK
Melih Altınok - 12.03.2010
İhtarname
Janet Barış FRAGMAN
Janet Barış - 12.03.2010
Tuzağın kendisi şiddet
Telesiyej TELESİYEJ
Telesiyej - 12.03.2010
Bu Kalp Seni Unutur mu? için imzalar çoğalıyor!
Nilüfer Kuyaş PANDORA'NIN KUTUSU
Nilüfer Kuyaş - 12.03.2010
İstanbul’un devrimi: ‘Marmaray test alanı’
Bülent Şirin GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 12.03.2010
Bursaspor açılımı (mı)
Ahmet Vehbi Şafak SAHA ŞARTLARI
Ahmet Vehbi Şafak - 12.03.2010
Misillemeler haftası

Tüm Yazarlar >>  

Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | RSS