Reklam | Künye | İletişim 21 Mart 2010 Pazar 09:01
Haber Ara :
taraf
WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR!
Taraf.com.tr ile ilgili görüş ve düşüncelerinizi
bize iletmek için tıklayın.
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor     Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan BAKIŞ ACISI 19.06.2008
Lale Kemal
Gözler Başbuğ’da...
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Türkiye’de siyasi otoriteler ülkenin yönetiminde muktedir olmadıkları için siyasete karışması önlenemeyen TSK’nın komuta kademesinde meydana gelecek değişiklikler de ister istemez hem Türk kamuoyunun hem de Batı ve ABD yönetimlerinin ilgi odağı haline geliyor. Dolayısıyla 1 ağustosta başlayıp dört gün sürecek Yüksek Askerî ?ûra (YA?) toplantılarının da sonuçları, önceden tahmin edilmesine karşın, “ne olur ne olmaz” anlayışıyla yakından izleniyor. Zihinlerdeki sorulardan biri, hakkında çeşitli söylentiler çıkartılan (Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt ile görüşmesi hariç --zira doğrulandı, söylenti değil-) Orgeneral Başbuğ’un, yaş haddinden emekliye ayrılacak olan Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın yerine bu ağustos şurasında Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna sorunsuz bir şekilde oturup oturmayacağı. Benim öngörüm, hakkında çıkartılan dedikodulara karşın Başbuğ’un Genelkurmay Başkanlığı görevini garantilediği şeklinde. Anımsarsanız, iki yıl önce de Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanlığı görevine getirilmemesi için binlerce SMS mesajı atılmış ve bu eylem Büyükanıt’ın bu görevi tam tersine garantilemesiyle sonuçlanmıştı. Hükümet de teoride kendisine bağlı olan Genelkurmay Başkanlığı’nın, o dönem yeni komutan adayı Orgeneral Büyükanıt için bir ilke imza atarak Bakanlar Kurulu’ndan, atanması yolunda teklif çıkarttırmış ve bu teklif dönemin cumhurbaşkanı tarafından onaylanmıştı. Yani Genelkurmay Başkanları’nın atanmasında yetki sahibi olan Bakanlar Kurulu, normal olan bir uygulamaya ilk kez imza atmıştı!!! AK Parti’nin 2002 Kasım seçimlerinde iktidara gelmesi öncesinde de TSK’da yapılacak üst düzey atamalar çoğu zaman polemik konusu olmuştur. Ama bu polemik daha çok TSK içinde yaşanmıştır emekli Orgeneral Hilmi Özkök örneğinde olduğu gibi. Emekli Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hürriyet gazetesine 11 mart tarihinde verdiği demeçte, emekli Orgeneral Özkök’ün zamanında Genelkurmay Başkanı olmasını istemediğini söylemiş ama bu istemleri geri teperek Özkök bu görevi dört yıl süreyle Orgeneral Büyükanıt’tan önce sürdürmüştü. Dolayısıyla bugün AKP bahane edilir başka gün TSK komuta kademesinde, üst düzey atamalar konusu gerginlik nedeni olabilir ve olmaya devam edecektir, siyasi otoriteler demokrasilerde olduğu gibi ülke yönetimine atanmışların da karışmasını önleyemedikleri sürece. Bakın çok önceleri 1953 yılında dönemin iktidarı, bir generalin emekliye ayrılmasında usulsüzlük olduğunu sorgulayabiliyordu. Bugün, hem de AB yolunda onca reform yapmışken, şeffaflık, hesap verilebilirlik gibi demokrasinin işlemesinin olmazsa olmaz koşullarını bile sorgulayamaz noktadayız. 5 Mayıs 1953 tarihli Hürriyet gazetesinin birinci sayfasında yer alan habere göre, hem iktidardaki Demokrat Parti hem de muhalefet milletvekilleri, dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muzaffer Göksenin’in emekli ediliş biçimini soru önergeleri vererek sorgulayabilmişler. Bugüne dönersek eğer, başlığımda da belirttiğim gibi gözler artık Başbuğ’da. Orgeneral Büyükanıt, gerek AB üyesi ülkelerde gerekse ABD yönetiminde şahin olarak anılmasının yanı sıra hem iç politikada hem de Irak ve Kıbrıs gibi dış politika konularında ortamı geren bir kişilik olarak tanınıyor. Orgeneral Başbuğ’un ise en azından nispeten sakin kişiliğiyle, gerginlik dozu düşük bir profil çizeceği beklentileri hâkim Batı’da. Başbuğ’un, örneğin, TSK’nın İstanbul’da 5 haziran tarihinde düzenlediği Ortadoğu sempozyumunda, TRT’den Kürtçe yayın yapılması kararını, adını vermeden, Roj TV gibi yayınların etkisini kırması halinde yararlı olarak nitelendirmesi hem ABD hem de Batılı ülkelerde olumlu bir demeç olarak not edilmiş. Hatta Orgeneral Büyükanıt’ın aynı sempozyumda, hükümetin başlattığı İsrail ve Suriye arasındaki aracılı barış görüşmelerine destek veren açıklaması da olumlu ama hayretle karşılanmış. Bir Batılı diplomat, “Hükümetin dış politika icraatlarından bile hoşnut olmayan TSK’nın komutanının, İsrail-Suriye görüşmelerinde Türkiye’nin oynadığı rolü olumlu bulması iyi bir gelişme,” diyor. Bu arada bir not düşelim, Batı kulübü olan NATO’nun üyesi Türkiye’de üst düzey komutanların, Ortadoğu sempozyumunda olduğu gibi zaman zaman Batı aleyhtarı demeçler vermeleri, müttefikler arasında ciddi rahatsızlık yaratıyor. Neyse herkes, açıkçası satır aralarından okuyabildiği kadar şimdiki ve müstakbel komutanlar hakkında yorum yapmaya çalışıyor. Sonuç olarak Orgeneral Başbuğ, her ne kadar Orgeneral Büyükanıt’a göre daha ılımlı bir görüntü sergilese de TSK’nın iç ve dış politikalardaki ağırlığı, hangi komutan gelirse gelsin devam edecektir. Ta ki siyasi otoriteler muktedir oluncaya dek. 18.06.2008

 

Diğer Lale Kemal Makaleleri:
  1. Silahlanmada ilk beşe girmedik ama silah alımları hız kesmiyor - 17.03.2010
  2. 21. yüzyıl orduları nasıl olmalı, Heper nerede yanılıyor - 10.03.2010
  3. ‘Taraf’ım var diyen onbinlerce subay var, asker artık oksijensiz kaldı’ - 24.02.2010
  4. Başbuğ seçim startı verdi, kozu Deniz Feneri... - 17.02.2010
  5. MGSB’de Gül’ün yazdığı bölümler - 10.02.2010
  6. Laf ola denetimden anlamlı denetime... - 03.02.2010
  7. Sivillerin bilgilendirildiği tehdit algılamaları ve Balyoz - 27.01.2010
  8. Sözün bittiği yer Çankaya Köşkü’ydü... - 20.01.2010
  9. Türkiye’nin vitrini nasıl yapılanacak - 13.01.2010
  10. Devlet sırrı bahanesi - 06.01.2010
  11. Ordu iç tehdide göre yapılanırsa... - 30.12.2009
  12. ‘Dehşet dengesi’ - 23.12.2009
  13. Türkiye değişirken bürokrasinin halleri - 16.12.2009
  14. Tartışmalı silah alımları soruşturulmalı... - 09.12.2009
  15. Ergenekon savcıları ve silah alımları - 02.12.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan - 20.03.2010
Başbakan
Murat Belge TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 20.03.2010
Şecaat arzında arızalar
Yasemin Çongar YA DA
Yasemin Çongar - 20.03.2010
Bu romanda güneş birtürlü tutulmuyor
Halil Berktay OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 20.03.2010
EDP üzerine
Nabi Yağcı NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 20.03.2010
Ermeni meselesinin bamteli
Amberin Zaman ARAF'TAN
Amberin Zaman - 20.03.2010
‘Monşer’ reformu hazır
Demiray Oral VAZİYET
Demiray Oral - 20.03.2010
Özel olduğu kadar da küstah haberler
Rengin Soysal BU YAKA
Rengin Soysal - 20.03.2010
Mutsuzluğun adları
Ümit Kıvanç AÇIN TÜRKİYE'NİN ÖNÜNÜ
Ümit Kıvanç - 20.03.2010
Hayatımın Gafısın
Rasim Ozan Kütahyalı ÖZGÜRLÜĞÜN ÇARPINTISI
Rasim Ozan Kütahyalı - 20.03.2010
Liberal cephe ve vicdan
Erol Katırcıoğlu ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 20.03.2010
Önümüzdeki bahis
Roni Margulies SOLDUYU
Roni Margulies - 20.03.2010
Cinsel öteki, dinsel öteki
Ferhat Kentel YERİN YEDİ KAT ALTI
Ferhat Kentel - 20.03.2010
Sisler içinde bir ova...
Erdem Özgür SARDUNYA
Erdem Özgür - 20.03.2010
Anayasa paketinden çalışanlara çıkanlar

Tüm Yazarlar >>  

Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS