KARS
Guli Özer 116 yaşında. Kars’ın Güdeli köyünde geçen yıla kadar çiftçilik yapmış, zindeliği, gücü, mertliği ve tabii ki yaşı sayesinde yerel bir efsane. Son seçimlere kadar hep “Halk Partisi’ne” oy vermiş. Ama geçen seçimlerde oyunu AKP’ye kullanmış. Nedeni çok basit. AKP iktidara geldikten sonra ilk defa 50 hanelik köyüne yol yapılmış, su getirilmiş. “Erdoğan çok iyi adam,” diyor, nefes almakta zorlanan Guli Bey.
Benzer görüşleri diğer köylüler de paylaşıyor.
Son üç gündür bulunduğum Kars’ta, kapatma davasının ardından sokaktaki insanın, esnafın, öğrencilerin, kadınların, yazarların, çizerlerin duygularını öğrenmeye çalışıyoruz. AKP kapatılmayı hak etti mi? Kapatılırsa ne olur? Türkiye’de gerçekten şeriat tehlikesi var mı? Aldığım cevaplar çok farklıydı. Bazıları “Çok geç alınmış karar” derken, birçok kişi, tam tersi, “ülkenin bir uçuruma doğru itildiği” görüşünde ve AKP’nin kapatılmasına şiddetle karşı çıkıyor. Ordu ve yargıyı eleştirmekten çekindikleri için Deniz Baykal’a söylemediklerini bırakmıyorlar. Hatta son derece talihsiz bir ifadeyle “Ermeni oğlu Ermeni” diyebiliyorlar. Bir o kadar kişi de “AKP ehlîlileşmiş bir şekilde yeni bir çatı altında yeniden iktidara gelir, her şey normale döner” görüşünü savundu.
Bu köşede tüm bu görüşleri geniş şekilde değerlendirebilme imkânımız yok. Ancak benzer araştırmalar yaptığımız birçok ilde olduğu gibi, “?eriat mı geliyor” sorusuna “Evet” cevabı verenlerin bu görüşlerini somut örnekler üzerinden savunmada zorlanmaları, AKP’nin kapatılması talebinin de bu suçlama üzerine bina edildiğini düşünürsek, gerçekten de manidar.
‘Kanıt’ yönünde en sık dillendirilen argüman türbanlı, çember sakallılar ve cemaat evlerindeki artış.
Ancak bu manzaranın AKP’nin iktidara gelişinden çok önce gelişmeye başladığını da kabul ediyorlar. 1980 darbesiyle birlikte solun yok edilişi, dinin komünizme karşı özendirilmesi, şehrin göç nedeniyle boşalıp, köylülerle dolması başlıca faktörler arasında sayılıyor. Ancak, AKP’nin de bu muhafazakâr iklime kısmen oksijen sağladığı bizim de gözlemlediğimiz somut bir gerçek. Ayrıca AKP’nin lâik kesimin kuşkularını yeterince gidermediği de bir başka gerçek.
Muhafazakârlaşmanın en çok kadınları hedef aldığı kabulünden yola çıkarak son günlerde medyaya da çokça yansıyan kadın ve çocukların insan haklarını korumaya ve geliştirmeye yönelik bir proje var. Birleşmiş Milletler, Sabancı Vakfı ve İçişleri Bakanlığı’nın öncülüğünde, aralarında Kars da olmak üzere altı pilot ilde yürütülen projenin il koordinatörü, Sibel Alp Argunhan Hanım. Kendisine “?eriat geliyor mu” sorusunu yönelttim. Tereddütsüz, “Hayır” cevabını verdi.
Ankara Üniversitesi’nde Kadın Çalışmaları üzerine master yapmış, Karslı Sibel Hanım, AKP’nin ülkeyi şeriata doğru sürüklediği yönündeki suçlamaların asılsız olduğunu kendi tecrübeleri üzerinden anlatıyor. Başlatıldığı 2006 yılından beri proje, umulanın ötesinde başarılı olmuş.
Sıralayacak olursak, projeyle ilgilenmek üzere İçişleri Bakanlığı’nda bir uzman görevlendirilmiş. Hem İl Meclisi’nde (üyelerin ezici çoğunluğu AKP’li, hepsi erkek) hem de Belediye Meclisi’nde kadın erkek eşitliği komisyonları kurulmuş. Ayrıca Kars Belediyesi’nde bir kadın birimi oluşturulmuş. Dertlerine çare arayan kadınlar kapı kapı dolaşacaklarına artık bu birime direk olarak başvurup, doğru adrese yönlendiriliyor. Çözüm üretme yönünde hem Vali yardımcılarından hem de Belediye Başkan yardımcılarından birer kişi kadın ve çocuklardan sorumlu kılındılar. Kadınların daha görünür hale gelmeleri için son bir yılda üç sokak ismi, “Buzhane-1, 2 ve 3”, sırasıyla “Neşe Doster”, “Vasfiye Eriş” ve “Yıldız Laçinel” şeklinde değiştirildi. *
Sibel Hanım; Sabancı Vakfı, Birleşmiş Milletler ve çeşitli kadın örgütlerinin ve de Kars’ın ilerici ve demokrat Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu’nun desteğinin önemini vurgularken, “İçişleri Bakanlığı’nın desteği olmadan asla bu kadar başarılı olamazdık” diyor.
“?eriat isteyen bir hükümet böyle davranır mı” diye soruyor ardından. Bunları söylerken, sadece kendi şahsı adına konuştuğunun da altını çiziyor ve devam ediyor. “Tabii zaman zaman bizim de rahatsız olduğumuz uygulamalar oluyor. Örneğin son günlerde memurlar, “Alo” yerine “esselamü aleyküm” der oldular, geçen Ramazan ayında Valilikteki çay ocağını da kapattılar, itirazlarımız üzerine tekrar açtılar.”
Ancak bu tür uygulamaların bir rejim tehlikesini ifade ettiği savını da gülünç bulduğunu gizlemiyor Sibel Hanım. Ak Parti’yle ilgili en büyük şikâyetse çok tanıdık geldi bize: “Başörtüsü konusunda özgürlükçü tavrını neden 301 ve insan haklarını ilgilendiren diğer sorunlarda sergilemedi.” Altısı 15 yaş altında olmak üzere, ABD’nin San Francisco kentinde söyledikleri “Ey Rehber” adlı Kürtçe şarkı yüzünden terör örgütüne propaganda yapmaktan suçlanan toplam dokuz gencin mahkemeye çıktığı bu günlerde, aynı soruyu birçok AKP’linin de kendilerine sorduklarını umuyoruz.
* Neşe Doster (yazar) ve Vasfiye Eriş (hayırsever) Kars’ın tanınmış kadınlarından. Kars-Ardahan-Iğdır Kalkınma Vakfı Başkanı Yıldız Laçinel ise Kars’a yardımları ile tanınmış bir işkadını.
20.06.2008
Diğer Amberin Zaman Makaleleri: