1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 09 Şubat 2012 Perşembe 13:43
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Markar Esayan ARADA 14.01.2010
Markar Esayan
19 Ocak 2007 neyin miladı olacak
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Markar Esayan - 19 Ocak 2007 neyin miladı olacak Markar Esayan - 19 Ocak 2007 neyin miladı olacak Markar Esayan - 19 Ocak 2007 neyin miladı olacak Markar Esayan - 19 Ocak 2007 neyin miladı olacak Markar Esayan - 19 Ocak 2007 neyin miladı olacak Markar Esayan - 19 Ocak 2007 neyin miladı olacak Markar Esayan - 19 Ocak 2007 neyin miladı olacak Markar Esayan - 19 Ocak 2007 neyin miladı olacak
Markar Esayan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Geçenlerde, Genelkurmay’a bağlı Seferberlik Tetkik Kurulu’nda bulunan kozmik odanın aranması ile tepe yapan olayların ve devlette bir çatışma, bölünme olup olmadığı konusunun tartışıldığı bir televizyon programında, Ergin Cinmen konuyu Hrant Dink cinayetine getirerek, asker ve emniyet münasebetinin ve devlet aygıtının pespayeliğini bir kez daha ortaya serdi.

Hrant Dink’in, suikasta uğramasından altı ay önce, Trabzon Jandarması’na suikastla ilgili tüm detaylar ulaşmıştı.

Benzer bilgiler, farklı detaylarla Trabzon Emniyeti İstihbaratı’nda da mevcuttu. Ancak her ne hikmetse, iki istihbarat birimi birbirleriyle bu konuda bilgi paylaşımı yapmıyorlardı. Üstelik, Trabzon Emniyeti üzerinden İstanbul’a, Cerrah’a gönderilen Dink’in öldürüleceği ile ilgili bilgi, değerlendirmeye değer bulunmayarak işleme konmamıştı.

Bu şu anlama geliyordu: Hrant Dink ismi, onunla ilgili hiçbir işlem yapılmadığından, tüm istihbarat bilgilerinin toplandığı havuza düşmeyecekti. Öyle ki, o havuza düşen isimler, suikasta uğrama riski yüksek olduğundan, otomatik olarak devletin korumasına alınıyordu. Ama Dink hakkındaki istihbarat bagajı, adeta sumenaltı edilmişti.

Hayal, muhtemelen daha yukarılardan silsile yolu ile kendisine gelen “Düşen bayrağı kaldır” komutuna münasip olarak tüm fütursuzluğuyla suikast hazırlıklarını yapıyordu. Kahvelerde, kırtasiyecilerde, internet kafelerde Dink’i nasıl öldüreceğini anlatıyor, çevresinden de epey takdir topluyordu doğrusu.

Üstelik yalnız da değildi. Yanında, Emniyet’e ajanlık yapan Erhan Tuncel ağabeyi de vardı. Hani, Dink vurulduktan 30 dakika sonra kendisini arayan Trabzon Emniyeti’nde görevli bir polis memurunun “Ne oğlum direkt kafaya sıkmışlar... Tek farklılık. Kaçmayacaktı ama bu kaçtı” dediği Erhan Tuncel...

Ergin Cinmen, tüm bu kan donduran pespayelikler bunca ortalıktayken, silinen kamera görüntüleri, kaybolan telefon deşifrelerine rağmen, dosyalarda bu kadar ciddi deliller yığını varken, kendi memurlarına yönelik yargılanma yolunu tıkayan Emniyet ve Jandarma’nın tavrını eleştiriyordu.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Markar Esayan Makaleleri:
  1. Devlet ve kurumları - 09.02.2012
  2. Bir Fransa seyahatinin düşündürdükleri - 06.02.2012
  3. Parçalarını arayan insan (6)- Gurbet... - 05.02.2012
  4. - - 02.02.2012
  5. Tercih edilen yargı... - 30.01.2012
  6. Parçalarını arayan insan (5)- Geri dönen cesetler... - 29.01.2012
  7. ‘Ermeni’nin kendini aşan anlamı - 26.01.2012
  8. DP ve AK Parti, 6-7 Eylül ve Dink cinayeti - 23.01.2012
  9. Parçalarını arayan insan (4)- Kompartımanlar... - 22.01.2012
  10. O kadar kusur olur... - 19.01.2012
  11. Başlamayan bir dava: Dink cinayeti - 18.01.2012
  12. Üç dava tek adalet... - 16.01.2012
  13. Parçalarını arayan insan (3)* - 15.01.2012
  14. Dink cinayeti neden örtbas ediliyor - 12.01.2012
  15. Tedrici adalet olmaz... - 09.01.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Müzakereler barış için bir fırsattı
  5 milyar dolar yatırımla 45 yeni AVM geliyor
  Çağlayan: Angela Merkel bizi incitiyor
  Sanayi üretiminde 3.7 artış
  Demirören’den kamuoyu yoklaması
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Markar Esayan - "19 Ocak 2007 neyin miladı olacak" başlıklı köşe yazısı
09.02.2012 13:43:21