1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 08 Şubat 2012 Çarşamba 20:24
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Markar Esayan ARADA 11.09.2008
Markar Esayan
1915 kazasının karakutusu
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Markar Esayan - 1915 kazasının karakutusu Markar Esayan - 1915 kazasının karakutusu Markar Esayan - 1915 kazasının karakutusu Markar Esayan - 1915 kazasının karakutusu Markar Esayan - 1915 kazasının karakutusu Markar Esayan - 1915 kazasının karakutusu Markar Esayan - 1915 kazasının karakutusu Markar Esayan - 1915 kazasının karakutusu
Markar Esayan köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ermenistan ziyareti, bir maç vesilesiyle ve ışık hızında gerçekleşmiş olmasına rağmen iki ülkenin donmuş ilişkilerinde bir milat, Türkiye’nin kendi siyaset geleneğinde de önemli bir kilometre taşı oldu. Ziyaretin hem Türkiye hem Ermenistan hem de dünyada yarattığı heyecan, şüphesiz tam da bu ilişkisizliğin tahammül ve istiap hadlerini fersah fersah aşmış olmasının bir sonucuydu. Yüzyılın başında yaşanan büyük trajedinin neticesinde, sanki o uğursuz karede donmuş, Hrant’ın deyimiyle 1915 metrelik kör bir kuyunun içine düşmüş “halkların kardeşliği”nin yeniden gün ışığını görme çabası olarak da algılandı geniş kesimlerce. Yaşı yetmeyen, etnik kimliğiyle veya herhangi bir noktadan (son nefesini verirken Ermeni olduğunu “itiraf” eden bir anneanne ile mesela) konuyla ilişkilenmeyen kişilerin bu ziyaretin kıymetiharbiyesini anlamaları pek kolay değil. Sevgili Delal Dink, Erivan’a giden yegâne milletvekili Ufuk Uras’a “Babam bu günleri görseydi sevinçten çıldırırdı” demiş ya, işte öyle bir duygu potansiyeline sahiptir, iki halkın ayrı düşmüşlüğünden ızdırap duyanların hisleri. Ermeni kelimesinin küfür olduğu yılları, 1915 veya başka bir kırılma anının konuşulmasının kendi aramızda bile nasıl yasak, nasıl yakıcı, ama konuşamamanın çok daha hasta edici olduğu günleri iyi hatırlarım. Çok uzun süre geçmedi o günlerin üzerinden. ASALA’nın Türkiyeli bir diplomatı katlettiği bir günün hemen ertesinde, bugün basın özgürlüğünden dem vuran Hürriyet ve benzeri gazetelerin nasıl tahrik edici, nasıl hakaretamiz manşetler attığını, o günlerin sabahlarında yan komşumuzla göz göze geldiğimizde başımızı eğip nasıl mahcupça kendi yolumuza gittiğimizi iyi hatırlarım. 1982 yılında yine bir ASALA suikastı neticesinde, cinayetleri protesto etmek için kendini Taksim meydanında yakan Artin Penik isimli Ermeni vatandaşın ölüm döşeğinde pespayece kullanılışını, ama en kötüsü de, Ermeni cemaati olarak rövanş isteyen ilahların sunağına sunulan bu kurban neticesinde üzerimizdeki o lanet olası baskının nasıl birden hafiflediğini de hatırlarım.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Markar Esayan Makaleleri:
  1. Bir Fransa seyahatinin düşündürdükleri - 06.02.2012
  2. Parçalarını arayan insan (6)- Gurbet... - 05.02.2012
  3. - - 02.02.2012
  4. Tercih edilen yargı... - 30.01.2012
  5. Parçalarını arayan insan (5)- Geri dönen cesetler... - 29.01.2012
  6. ‘Ermeni’nin kendini aşan anlamı - 26.01.2012
  7. DP ve AK Parti, 6-7 Eylül ve Dink cinayeti - 23.01.2012
  8. Parçalarını arayan insan (4)- Kompartımanlar... - 22.01.2012
  9. O kadar kusur olur... - 19.01.2012
  10. Başlamayan bir dava: Dink cinayeti - 18.01.2012
  11. Üç dava tek adalet... - 16.01.2012
  12. Parçalarını arayan insan (3)* - 15.01.2012
  13. Dink cinayeti neden örtbas ediliyor - 12.01.2012
  14. Tedrici adalet olmaz... - 09.01.2012
  15. Parçalarını arayan insan - 08.01.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Atatürk kendi medyasını kurdu
  İtişmek bizim prensibimiz değil
  Eleştiriler canını sıktı
  Lavrov: Esad söz verdi şiddet bitecek
  Baros’a 3, Quaresma’ya 2 maç ceza geldi
  Ferhat’ın sözleşmesi üç yıl uzatıldı
  2011 yılın en iyileri onlar
  Samsunspor bu sefer ucuz atlattı
  Potada derbi heyecanı bu gece
  Anonymous Esad’a sızdı
  Orlando uzatmada mağlup oldu
  Kendine Müslüman diyen firavunlar
  Kobe Bryant, O’Neal’ı geçti
  “Nuri’nin geleceği yok”
  “Elektronik gol” aleti deneniyor

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 08.02.2012
Ortadoğu
YA DA
Yasemin Çongar - 08.02.2012
Suriye’de Rus planı ve askerî seçenek
PAZARTESİ KONUŞMALARI
Neşe Düzel - 08.02.2012
Taha Akyol: Amaç, muhalefetsiz bir rejim kurmak
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 08.02.2012
En samimiyetsiz iddia : ‘yersiz’ ve ‘zamansız’
BAKIŞ ACISI
Lale Kemal - 08.02.2012
-
AÇILIM
Emre Uslu - 08.02.2012
-
MEO VOTO
Mithat Sancar - 08.02.2012
AKP: Hangi tarz-ı siyaset
SOLDUYU
Roni Margulies - 08.02.2012
Yehova ve Enkidu
TELESİYEJ
Telesiyej - 08.02.2012
Kapalı kapılar ardında konuşmayın sakın ve yaşasın tam demokratik Türk aileleri!
GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 08.02.2012
Hiç play-off’a girenle girmeyen bir olur mu!
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 08.02.2012
Piyasalar hâlâ ‘Ocak’ havasında
PARALEL HAYATLAR
Levent Yılmaz - 08.02.2012
Ali Artun’un Sanat Tarihi başöğretmeni olarak portresi
HÜR VE HESAPSIZ
Sedat Tunalı - 08.02.2012
Sürecin asıl kaybedeni Bursaspor ve Anadolu futboludur!
CADININ BOHÇASI
Esmeray - 08.02.2012
Biip RTÜK!..
İMZA
Kerem Altan - 08.02.2012
Etkisiz tepki
ŞARZÖR
Ayça Şen - 08.02.2012
Tin ve tiner işleri
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Markar Esayan - "1915 kazasının karakutusu" başlıklı köşe yazısı
08.02.2012 20:24:27