1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:55
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Markar Esayan ARADA 26.02.2009
Markar Esayan
Bu da Kürtlerin Davos’u olsun
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Markar Esayan - Bu da Kürtlerin Davos’u olsun Markar Esayan - Bu da Kürtlerin Davos’u olsun Markar Esayan - Bu da Kürtlerin Davos’u olsun Markar Esayan - Bu da Kürtlerin Davos’u olsun Markar Esayan - Bu da Kürtlerin Davos’u olsun Markar Esayan - Bu da Kürtlerin Davos’u olsun Markar Esayan - Bu da Kürtlerin Davos’u olsun Markar Esayan - Bu da Kürtlerin Davos’u olsun
Markar Esayan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
DTP’nin Meclis’teki grup toplantısında Kürtçe konuşma yapması, bir ahlaksızlık abidesi olan “medya”mızın üzerindeki eprimiş örtüyü bir kez daha aşağı çekti. 1991’deki Kürtçe yemin törenine benzer bir linç ayini beklentisinde ve ümidinde olan medya Meclis önünde pusu kurdu ama, nafile, pek ekmek çıkmadı. Televizyonların gün boyu yaptıkları kriz yayınına rağmen, dünkü gazetelerin ilk sayfalarına baktığınızda, sözde “Kürtçe Krizi”ne pek teveccüh edilmediği görülüyordu. Mesela Hürriyet haberi ilk sayfada hiç görmemiş, iç sayfalarında da DTP’den ziyade Erdoğan’a yüklenen bir başlık atmıştı. Hükümet yanlısı gazeteler ise neredeyse aynı yerden emir almışçasına benzer, mahcup, ama DTP’yi yeren haberi küçük alanlarda savuşturdular.

Tabii bunda siyaset zemininin 1991’li yıllara göre oldukça güçlenmiş olması ve siyaseti manipüle edecek –28 Şubat benzeri- oluşumların gücünü önemli ölçüde yitirmelerinin payı büyük. Bahçeli başta olmak üzere, muhalefet partilerinden gelen eleştirilerin de, AKP’nin Kürt açılımına –ve özellikle TRT Şeş üzerinden- vurmakla –bu kalibrede partilere de münasip düşecek şekilde- seçim öncesi yapılması zorunlu hareketler olarak garipsememek gerekir. CHP’li Özyürek’in –bence bu konuda sorgulanması gerekli asıl konu olan- Meclis TV’nin, Türk konuşurken yayını kesmesini sansürcülük olarak değerlendirmesi, Onur Öymen’in anadilde konuşmayı insan hakları meselesi olarak gördüklerini söylemesi bence azımsanmayacak olgunluk örnekleridir.

Gördüğünüz gibi CHP’ye özel bir antipatimiz yok.

Şimdi gelelim Türk’ün “Geçmişin hatalarını tekrarlamayacağız, dersimizi aldık” sözüne atıfla kendisine yapılan “sözünde durmadı” eleştirilerine... Öncellikle, 1991’deki Kürtçe yemin töreninde bir hata ve suçlu aranacaksa, o da aşağılıkça engellemeler sonrası Meclis’e zar zor girebilen milyonlarca Kürt’ün temsilcisi bir partinin deneyimsiz ve heyecanlı milletvekilleri değil, herhalde onları linç eden, yok yere yıllarca hapiste süründüren bu ülkenin totaliter zihniyeti olmalı. Ahmet Türk, TRT Şeş ve bölgeye yapılan yatırımlar ve güçlü vaatlerle atak halindeki AKP’ye karşı mutlaka bir hamle yapmalıydı. Bunu da bence zamanlaması, seçtiği mekân, konuşmanın dayandığı –BM Anadil Günü gibi- şık gerekçeler ve konuşmanın barışçıl içeriği ile çok da ustaca yaptı. Bunun adına uygar ülkelerde “siyaset” deniyor. Bir halkın en tabii hakkını gasp edeceksiniz, sonra da o halkı temsilen Meclis’e giren bir partiye, hem de seçim öncesinde zamanlama uyarıları yapacaksınız. Temel hakların kullanılması konusunda zamanlama çekincesi olmaz, uyarı da. Olsa olsa bu konuda Kürtlerden özür dilemek gerekebilir. O da olacak tabii. Yavaş, yavaş...

Meclis TV’nin yayını kesmesini TBMM Başkanı Köksal Toptan her ne kadar “Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu açık” diyerek savunsa da, kazın ayağı hiç de öyle değil. Meclis’te Kürtçe –veya herhangi başka bir anadilde- konuşmayı engelleyecek yasal bir mevzuat yok. Anayasa’nın 3. maddesi resmî dili tanımlarken, diğer dillerin konuşulmasına yasak getirmiş olmuyor. Siyasi Partiler Yasası’nın zaten tartışmalı olan ilgili maddesinin de Meclis’i içerecek denli genleştirilmesi, muğlâklığı gideremediği gibi, olayın anlamsızlığının altını daha koyu hatlarla çiziyor.

Tabii burada aslolan Bahçeli’den gelen sert açıklamalardan ziyade, Erdoğan’ın nasıl bir tepki göstereceği. Şüphesiz Erdoğan bunun bir seçim yarışı ve yapılanın da siyaset olduğunun farkında. Bir yandan TRT Şeş’i yayına sokarken, bir yandan Bahçeli türünden o eski puslu günleri hatırlatacak bir saldırganlığa kalkışacağını zannetmiyorum. İnşallah yanılmam. Diğer yandan Erdoğan’ın, Türk’ün bu hamlesini boşa çıkaracak bir çıkış da yapması gerekir. Erdoğan’ı Kürt politikasında ciddi bir sınav bekliyor. Türk öyle başarılı bir taktik uyguladı ki, her durumda kazanan DTP olacak gibi. Erdoğan ya özgürlüklerden yana çıkacak ve Kürt sorununda ciddi bir direnç daha kırılmış olacak, ya da tepki verecek ve Güneydoğu’da DTP lehine ciddi bir oy kaybına razı gelecek. Eh, siyaset zor zanaat, ama izleyenler için de bir o kadar keyifli.

Bu işler böyle, tabular bir kırılmaya görsün, domino etkisi o alandaki tüm saçmalıkları bir bir görünür hale getiriyor. Ahmet Türk, haklı olarak “Başbakan bile Kürtçe konuşuyor, ben konuşunca mı suç oluyor,” diye soruyor. Doğru... Kürtçe konuşmanın kabul edilemez türden bir şey olduğu algısı Türk’ün bu çıkışı ile güncellenmiş oldu. Geç oldu, güç oldu, ama oldu.

Öte yandan, DTP’nin sadece Meclis’te Türk’e Kürtçe konuşturarak tabanına yönelik etkili bir politika oluşturması mümkün değil. PKK’yı silahsızlandırma konusunda sessiz ve derinden devam eden, ABD ve AB’nin de desteğini alan Eve Dönüş Planı’nda partinin çok daha belirgin bir pozisyon alması gerekli. Gün geçtikçe olgunlaşan bu plan karşısında DTP’nin tavrı nedir? Parti plana karşıysa bunu gerekçeleri ve alternatif önerileriyle birlikte açıkça anlatmalı, değilse de katkısını mutlaka sunmalı. Kürt sorunu AKP ve DTP’nin oy kaygısı taşımamaları ve mutlaka işbirliği gereken çok öncelikli bir konu çünkü.

Her halükârda, baskınlardan, köy yakmalardan, şehitlerden konuşmak yerine, sorunun çözümüne yönelik siyaset analizleri yapıyor olabilmek bile önemli bir kazanç.

Nereden nereye...

 

Diğer Markar Esayan Makaleleri:
  1. Bu saklambaçta ebe nerede - 02.09.2010
  2. Taciz vesikasından, halkın anayasasına - 30.08.2010
  3. Kılıçdaroğlu’nun Kürt açılımı: Devlet Öcalan ile görüşür - 26.08.2010
  4. Çük üzerine cuk oturan siyaset, volume II - 23.08.2010
  5. Bize değil, BİZE dair bir şey - 19.08.2010
  6. Hükümet sağlam durmalı APO İmralı’dan çıkarılmalı - 16.08.2010
  7. Kasapyanların Çankaya Köşkü ve Ahmet Rıza Bey - 12.08.2010
  8. Adalarda koli basili ve Vahe Berberyan’la bir haftasonu - 09.08.2010
  9. Suikast rejiminin pili bitti - 05.08.2010
  10. Kazanan Doğu ve demokrasi olacak - 02.08.2010
  11. Kürt sorunu on bin yıldır var - 29.07.2010
  12. Samimiyet eylemde belli olur - 26.07.2010
  13. Devlet bazen de gözyaşlarıyla değişir - 22.07.2010
  14. Alın işte size gazetecilik - 19.07.2010
  15. Leibniz’in Kürt sorununa bakışı - 15.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Bu da Kürtlerin Davos’u olsun - Markar Esayan
03.09.2010 05:55:18