Eşimle birlikte üye olduğumuz Surp Vartanants Ermeni Korosu 2002 yılında Sezen Aksu’nun projesi olan “Türkiye Şarkıları” konserlerine katılmış, bu proje kapsamında 30 ağustosta Efes Antik Tiyatrosu’nda, 1 eylülde Aspendos’ta, 28 ekimde ise Brüksel’de konserler vermiştik. Türkiye Şarkıları’nda Ermeniler’den başka, Kürtler, Rumlar ve Yahudiler de yer alıyor, Sezen de hem kendi repertuarını seslendiriyor, hem de eşlikçi grupların şarkılarına orijinal dillerinde iştirak ediyordu. Sezen’in amacı, o eşsiz sanatçı duyarlılığıyla, sıkı sıkıya kapanmış diyalog yollarını müziğin evrensel diliyle zorlamak ve “Aslında ne kadar çok, ne kadar benzer ve ne kadar zengin” olduğumuzu yeniden hatırlatabilmekti. “Tehlike” hemen fark edilmiş olmalıydı ki, 30 ağustosta yapılacak Efes konserinden önce zamanın Ege Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon –Ergenekon duyarlılığıyla olsa gerek- “Böyle bir konser için bugünü mü buldular? 31’inde, 1’inde yapsınlar” diyerek konsere ambargo koymaya çalışmıştı. Lakin Sezen “Bu birliktelik de, bu konser de ‘özel’ değil. Bu bizim kendi gerçeğimiz, bu toprakların kendi gerçeği, doğal birlikteliğidir” diyerek bir santim bile kımıldamamıştı yerinden.
Şimdi anlatacağım detayı seneler evvel Agos’ta kısmen yazmıştım; lakin Taraf okuyucuları da öğrensin isterim. Yanılmıyorsam Aspendos’taki konserdeydi. Son hazırlıkları yapıyorduk. Kuliste hummalı bir telaş vardı. Ermeni korosu olarak otantik olsun diye tasarlanmış –ayinlerde kullanılanları andıran- çakma kilise entarileri giymiş, ortalıkta koşuşturuyorduk. Derken konserde yer alan Kürt gurubundan biri eşimle benim yanıma geldi ve “Tarihte halkım size çok acı çektirdi. Komşularımıza sahip çıkamadığımız gibi, onların kanına da girdik.
Yazının devamını okumak için tıklayın.