1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 10 Şubat 2012 Cuma 00:52
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Markar Esayan ARADA 22.07.2010
Markar Esayan
Devlet bazen de gözyaşlarıyla değişir
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Markar Esayan - Devlet bazen de gözyaşlarıyla değişir Markar Esayan - Devlet bazen de gözyaşlarıyla değişir Markar Esayan - Devlet bazen de gözyaşlarıyla değişir Markar Esayan - Devlet bazen de gözyaşlarıyla değişir Markar Esayan - Devlet bazen de gözyaşlarıyla değişir Markar Esayan - Devlet bazen de gözyaşlarıyla değişir Markar Esayan - Devlet bazen de gözyaşlarıyla değişir Markar Esayan - Devlet bazen de gözyaşlarıyla değişir
Markar Esayan köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Vatandaşlık kavramı Antik Yunan’daki sadece göreve ve katılıma dayanan, kadınları, esirleri ve yabancıları dışlayan şeklinden, Habermas’ın “Anayasal Vatandaşlık” hallerine değin uzun süren bir evrim geçirdi.

Eski Yunan’da “vatandaş” kavramının tersi olan şeye “idiot”, yani “budala” denirdi. Çünkü orada itaatin esas olduğu vatandaşlık görevlerini yerine getirmeyenlerin, şehir devletinde yeri yoktu.

Bu ise budalalıkla eşdeğerdi...

Ulus-devletlerin oluşmasıyla, modern vatandaşlık kavramında görevlerin yanına haklar ve sosyal boyut da eklendi. Günümüzde ise, küreselleşme ile birlikte, bir devletten ziyade dünya vatandaşlığına terfi eden, bunu yaparken de “sivil itaatsizliği” de bagajına koyan bir model içindeyiz artık.

Cumhuriyet’in vatandaşlık modeli ise hem kan, hem de dil birliğini esas alan, yani hem Fransız hem de Alman modellerinin bir karma modeline doğru seğirtti. TC, faşizmin parladığı 1920’lerde değil de, demokrasinin öne çıktığı 1950’lilerde kurulmuş olsaydı, hikâye nasıl gelişirdi, bilinmez.

Ama biz bu seksen yılda neler yaşadığımızı iyi biliriz, değil mi?

Dışarıdan ideoloji ithal eden her totaliter rejim gibi, Türkiye de iki binli yıllara değin bu pragmatizmin kendini oradan oraya savurmasına izin vermek durumundaydı. Aslında ayrı bir halkı tanımlayan “Türk”lük üzerinden ayrımcı ve dışlayıcı bir vatandaşlık biçimi kurgulayan Türkiye, bu durumu ellili yıllarla başlayan soğuk savaşın iki kutuplu dünyasında, demokrasiden arındırılmış siyaset, gladyolar, bölgesel savaşlar ve sahip olduğu stratejik önem ile uzun süre devam ettirebildi.

Muhalifler ise, tam da bu meşruiyet ile şiddet yöntemleri, linç ve cinayetler ile susturuldu.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Markar Esayan Makaleleri:
  1. Devlet ve kurumları - 09.02.2012
  2. Bir Fransa seyahatinin düşündürdükleri - 06.02.2012
  3. Parçalarını arayan insan (6)- Gurbet... - 05.02.2012
  4. - - 02.02.2012
  5. Tercih edilen yargı... - 30.01.2012
  6. Parçalarını arayan insan (5)- Geri dönen cesetler... - 29.01.2012
  7. ‘Ermeni’nin kendini aşan anlamı - 26.01.2012
  8. DP ve AK Parti, 6-7 Eylül ve Dink cinayeti - 23.01.2012
  9. Parçalarını arayan insan (4)- Kompartımanlar... - 22.01.2012
  10. O kadar kusur olur... - 19.01.2012
  11. Başlamayan bir dava: Dink cinayeti - 18.01.2012
  12. Üç dava tek adalet... - 16.01.2012
  13. Parçalarını arayan insan (3)* - 15.01.2012
  14. Dink cinayeti neden örtbas ediliyor - 12.01.2012
  15. Tedrici adalet olmaz... - 09.01.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Müzakereler barış için bir fırsattı
  5 milyar dolar yatırımla 45 yeni AVM geliyor
  Çağlayan: Angela Merkel bizi incitiyor
  Sanayi üretiminde 3.7 artış
  Demirören’den kamuoyu yoklaması
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 09.02.2012
Türk futbolu medeni değil!
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Markar Esayan - "Devlet bazen de gözyaşlarıyla değişir" başlıklı köşe yazısı
10.02.2012 00:52:36