Psikanaliz, sorgulanmamış ya da bilinçdışı engellerden, yani artık işe yaramayan ve özgürlüğü kısıtlayan eski ilişki ve düşünce kalıplarından kişinin serbest kalmasını amaçlayan bir yöntem. Psikanaliz ve bu yaklaşımın kurucusu Freud’a göre, kişinin türlü rahatsızlıkları ve davranış bozuklukları bilinçdışında bastırılan istenmeyen duygulardan kaynaklanıyor. Psikanalize ciddi eleştiriler gelmesine rağmen, herhangi bir şikâyetle psikiyatra gidenler, genellikle bu yöntemle karşılaşırlar. Geçmişte yaşadığınız türlü travmaların bugüne yaptığı olumsuz etki, ancak o travmanın kökeni ve hatırasıyla yüzleşilerek giderilebilir çünkü.
Yıllar evvel ilk kez yurt dışına çıktığımda, insanların genellikle güler yüzlü oldukları dikkatimi çekmişti. Birbirlerine gülümsüyorlar, tanımadıkları insanlara selam veriyorlar ve bedenlerinin tüm jestlerinden doğal bir mutluluk yayıyorlardı çevrelerine. Ülkelerin, kentlerin ve her mekânın kendine has bir ruhu vardır; o ruh, sadece o an var olan değil, geçmişten o ana akan bir yaşamın hülasası olarak mekânlara sızar. Oysa benim ülkem böyle değildi. Benim ülkemin insanı çoğunlukla gergin, mutsuz ve asık suratlıydı. Korku, şüphe ve şiddet, gündelik yaşamın tüm hücrelerine nüfuz etmiş, insanları ele geçirmişti.
Yazının devamını okumak için tıklayın.