İki gün evvelki Bugün gazetesinde, 2005 yılında Hulki Cevizoğlu’nun Ceviz Kabuğu programında naklen Müslümanlığa dönen papaz İlker Çınar’ın, uzman çavuş rütbesiyle istihbarat elemanı olarak çalıştığı, Çınar’ın misyonerlik yaptığı süre boyunca sigorta primlerinin de düzenli biçimde kurumca yatırıldığı haberi vardı. Haberde de değinildiği üzere bu program gerçekten de ülkedeki misyonerlik tartışmalarını ateşlemişti. Televizyonlardaki misyonerlik yayınlarından etkilendiğini söyleyen 16 yaşındaki bir genç Rahip Santoro’yu öldürmüş, sürekli ekranlara yansıyan bu yayınların içinde örtülü ve açık şekilde yapılan ‘Türkiye’yi bölmeye çalışan misyoner teşkilatlara milli refleks verin’ çağrısı, Malatya Yayınevi Katliamı’yla karşılığını bulmuştu.
Oysa bu programlarda dile getirilen, veri olarak sunulan bilgilerin çoğu doğru değildi. Sahte Pastör İlker Çınar’ın ?ifre çözüldü kitabında yer alan ve programda da zikredilen Türkiye’de 40 bin ev kilisenin olduğu, misyoner teşkilatların ülkeyi bölmek üzere 73 milyar dolar bütçe ayırdığı tafsilatları, tahmin edersiniz ki gerçek dışıydı. Türkiye’de yaşayan ve sayıları birkaç binle sınırlı Hıristiyan Türklerin bu dezenformasyonu göğüsleme güçleri olmadığı gibi, hayatları gün geçtikçe daha da zorlaştı. Çoğu dinadamı ölümle tehdit edildi, saldırıya uğradı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.