George Modelski’nin geliştirdiği “Başat Güç” modeline göre, 15. yüzyılla birlikte dünya tarihi, Başat Güç’e karşı ikincil bir gücün meydan okuması, bu kapışma sonucu, üçüncü bir devletin aradan sıyrılarak dünya liderliğini devralmasıyla evrilmektedir.
Modelski, bu durumun her yüzyılda bir tekrarlandığını saptamış.
Son devir teslim de böyle olmadı mı?
Önce Augsburg, sonra Vestfalya barışı ile 300 ayrı feodal devlete bölünen Almanya, kaybettiği 250 yıllık zamanı telafi için dünya savaşlarında İngiltere ile kapıştı ve Amerika aradan sıyrıldı.
Bu durumda ABD’nin henüz bir yarım yüzyıl daha gittikçe azalan etkisiyle liderlik tahtında –iğret de olsa- oturacağını, lakin bu sürecin oldukça çalkantılı da olacağını öngörmek gerekir.
Peki ikincil güç nerededir? ABD’yle Soğuk Savaş döneminde kıran kırana iktidar mücadelesine giren SSCB’nin dağılmasıyla, modelde bir kesinti yaşanmış gibidir. Büyük bir ihtimalle Rusya, ama daha olasılıkla Çin –ya da çoklu bir koalisyon- önümüzdeki yarım yüzyılda ABD’ye kafa tutabilecek ikincil güç olmaya en yakın adaylardır. Bunun çok önemli işaretleri en kritik alanda, yani ekonomide kendini güçlü bir biçimde göstermektedir. Çin, bu yıl ilk defa enerji tüketimi ve otomotiv satışlarında ABD’yi geçmiş durumdadır.
1980’de dünyanın en büyük üç ekonomisi ABD, Japonya, Almanya iken, 2012’de Hindistan’ın Japonya’yı geride bırakarak 3. büyük ekonomi konumuna çıkmasıyla ABD, Çin, Hindistan olacak. Muhtemelen 2017 yılında Çin’in ABD’yi geçmesiyle de Çin, ABD, Hindistan şeklini alacak.
Türkiye ise, dünyanın en büyük ekonomileri sıralamasında ciddi bir yükseliş göstererek çok gerilerden 16. sıraya yerleşti. Afrika ve Ortadoğu’da gelecek oldukça parlak görünüyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.