Mehmet Baransu’nun ortaya çıkardığı darbe planı, malum Balyoz kod adını taşıyor. O balyoz ki, her daim, en zelil biçimlerde inip inip durmuş tehdit gördüğü kendi halkının üzerine.
Kod adı Balyoz. Hedef: Halk. Müslümanı, solcusu, gayrımüslimi, Alevisi, Kürdü, ne varsa...
Belli ki, hep bu planlarla yönetilmişiz. Çok partili rejime geçtiğimizde bile, iktidar siyasi iradenin, yani halkın olamamış. Böyle ruh hastası, beyin kimyası bozulmuş, ırkçı, kibirli, gerçeklerden kopuk bir zevat, bizim için neyin hayırlı olduğuna karar vermiş. Karar vermekle de kalmamış, tüm hoyratlığı ile icra etmiş.
Düşünün, 1993 yılını düşünün. Güya Kürt sorununun halli için topyekûn savaşı dayatan o planı düşünün. Önüne getirilen “planları”, “benden size açık çek” diyerek onaylayan Çiller gibi siyasileri düşünün.
Nasıl da benzeşiyor Balyoz’un zihniyeti, dili ve yöntemleriyle değil mi?
Yakılan binlerce köy, 17.500 faili meçhul, öldürülen onlarca Kürt asıllı işadamı, işkenceler, provokasyonlar. Dersim Alevilerini mağaralarda “fare” gibi zehirlemeyi devlet planı sayan zihniyetin, en azından Avrupa’da onu da aşan ırkçı bir karşılığı vardı. Naziler, Yahudileri kurşuna dizmenin pratik ve ucuz olmadığını görüp, “bilim adamları”na talimat veriyor ve o meşhur gaz odaları, yani “duş”lar icat ediliyordu.
Ama bu haki çılgınlar, aradan geçen atmış, yetmiş yıla rağmen hiç değişmemişler. Korkunç bir şey bu!
Yunanistan’la savaş çıkarmayı bile ciddi ciddi planlamışlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.