Duygusal vebaya karşı hayatı korumak isteyen insanlardan söz etmişti Wilhelm Reich.
Yaşamı onlarla mücadeleyle geçmişti.
Kendini aşamamış, yolları tıkayan, özgürlükleri hiçe sayan, aykırı fikirlerden hiç hoşlanmayan, her şeyi kendi bakış seviyelerinde tutmaya çalışan insanlar... Mutluluğu ararken, hayatı pahasına güvenliği seçenler ve küçük kötülüklerini bile göremeyenler...
Nazilerden kaçabilmiş, Amerika’da bir hapishanede ölmüştü.
Cinsel devrim ve faşizm temalarının ağır bastığı sayısız esere imza atan Reich, Dinle Küçük Adam kitabıyla da eşsiz bir manifesto sunmuştu.
İnsana hayatı zehir eden, çoğaldıkça cehaletiyle kuyularda yaşadığını fark etmeyen, sadece yüzme bilmediği için boğulup giden, statünün, mevkiin her türlüsünün hayalini kuran, otoritenin tuzaklarıyla bütünleşen ve yaptıklarının anlaşılmadığını sanan bir türün analizine girişmişti.
Belki de hâlâ yanımızda, küçük çıkarlarıyla yaşayan bir kitlenin çocuklarının suskun duruşlarına aldanmamamız gerektiğini anlatmıştı bize.
Yazının devamını okumak için tıklayın.