Edip Cansever’le başlıyor gün:
Zamanla değil, bir yerde
Benim olmayan bir şeyle yaşlanıyorum
Geçiyorum ilk şeklimi tüketerekten
Ağır ağır yanan bir tuğla harmanını
Billurdan sarkaçlarıyla.
Kalbim, serseriliğim benim...
“Ne oldu bana böyle?”, dedi.
Yorgan karnının üstünden kaymış, nerdeyse yere düşecekti.
Bir sabah Gregor Samsa, korkulu rüyalardan sonra yatakta kendini kocaman bir böcek olarak buldu.
Koca bedenine karşılık ipincecik, sayılamayacak kadar çok bacakları parlaklıkları ile Gregor’un gözlerini kamaştırıyordu.
Bir gezgin satıcıydı Samsa.
Sağ tarafına dönüp biraz daha uyumak istiyordu. Belki o zaman kendini daha iyi hissedebilirdi.
Pencereye baktı. Yağmur damlalarının pencerenin çinko çerçevelerine düştüğü duyuluyordu.
Bu bulanık, kasvetli havadan uyuyarak kurtulacağını düşünüyordu.
Ayrıca bu hastalığın gezgin satıcıların özel bir durumu olduğunu aklından geçiriyordu.
Tüm aile kapıya yığılmıştı. Önce annesi, kızkardeşi sonra da babası ayrı ayrı yoklamışlardı onu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.