Büyük yazarlar ya da ustalar siz ne durumda olursanız, nereye gitmişseniz gidin sizin yanınızda nefes alırlar ve hep sizlere bir şeyler söylerler.
Onlara ulaşmanız diye bir mesele yoktur sanki, her şey işte bu kadar kolay, dedirtirler size.
Onların varlığı cümlelerin yalınlığı kadar beyazdır.
Duvarlara yansıyan gölgeleri sahicidir, sadedir içtikleri kahve, annenin tatarböreği kadar sıcak...
Dudaklarına yapışmış Üçüncü sigarasının dumanı anlatır nerede olduklarını...
Titrer en azından iki kişi bu acı rüzgârlar bindirdikçe...
Ve şöyle seslenir biri:
“İçerde izmaritine barbut atardık!”
“Gözünü seveyim içerinin.”
Orhan Kemal’in her zaman yaşayan kelimeleriyle ev ev, sokak sokak dolaşır dururuz insanlar arasında. Onda başkaları diye bir şey de yoktur, herkesin soluğunu yansıtır öykülerinde.
Şapkasıyla duruşu, bakışı, yürüyüşü bir başkadır.
Ara Güler’in fotoğraflarından bakar bize.
Yazının devamını okumak için tıklayın.