Vapurda yıllar önce okuduğum bir hikâye geldi aklıma...
...
Müthiş bir palyaço o...
Onu izlemek için insanlar saatlerce kuyruklarda bekliyor.
Her gece onun için doluyor sirk.
Çocukların çığlıklar attığı muhteşem saatler...
Gösteri sonunda herkesin yüzünün güldüğü, evlerine mutlu döndüğü günler...
Böylece yıllar geçiyor.
Bir gece salondaki boşluklar dikkati çekecek kadar belirginleşmeden bir şeyler sezmeye başlıyor.
Kahkahaların eskisi kadar güçlü olmadığını, çınlamadığını, kimseyi pek güldüremediğini hissediyor palyaçomuz. Zamanında herkesin mutluluk kaynağı, esprilerine karşılık bulamıyor artık. Döneminin sona erdiğini kabullenmekten başka çaresi kalmadığını hissediyor. Bunu sineye çekmeye hazır değil ama başka bir yol da görünmüyor.
Çok sevdiği sirkten kopmakta olduğunu hissediyor.
Ve patronun onu görmek istediği an her şey bitiyor.
Yollara düşüyor, bir serseri gibi yıllarca sokaklarda dolaşıyor, küçük işlerle yaşamını sürdürüyor.
...
Zamanla, yeteneğini kaybetmiş olmanın acısını bile unutuyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.