1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:43
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Mehmet Güreli TRAPEZ 30.08.2008
Mehmet Güreli
Öteki Palyaço
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Mehmet Güreli - Öteki Palyaço Mehmet Güreli - Öteki Palyaço Mehmet Güreli - Öteki Palyaço Mehmet Güreli - Öteki Palyaço Mehmet Güreli - Öteki Palyaço Mehmet Güreli - Öteki Palyaço Mehmet Güreli - Öteki Palyaço Mehmet Güreli - Öteki Palyaço
Mehmet Güreli köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Vapurda yıllar önce okuduğum bir hikâye geldi aklıma...

...

Müthiş bir palyaço o...

Onu izlemek için insanlar saatlerce kuyruklarda bekliyor.

Her gece onun için doluyor sirk.

Çocukların çığlıklar attığı muhteşem saatler...

Gösteri sonunda herkesin yüzünün güldüğü, evlerine mutlu döndüğü günler...

Böylece yıllar geçiyor.

Bir gece salondaki boşluklar dikkati çekecek kadar belirginleşmeden bir şeyler sezmeye başlıyor.

Kahkahaların eskisi kadar güçlü olmadığını, çınlamadığını, kimseyi pek güldüremediğini hissediyor palyaçomuz. Zamanında herkesin mutluluk kaynağı, esprilerine karşılık bulamıyor artık. Döneminin sona erdiğini kabullenmekten başka çaresi kalmadığını hissediyor. Bunu sineye çekmeye hazır değil ama başka bir yol da görünmüyor.

Çok sevdiği sirkten kopmakta olduğunu hissediyor.

Ve patronun onu görmek istediği an her şey bitiyor.

Yollara düşüyor, bir serseri gibi yıllarca sokaklarda dolaşıyor, küçük işlerle yaşamını sürdürüyor.

...

Zamanla, yeteneğini kaybetmiş olmanın acısını bile unutuyor. Bir gün dolaşırken ayakları onu geçmiş yıllara sürüklüyor, eski çalıştığı sirkte buluyor kendini. Belki eski mutlu saatlerinin kokusu çekiyor onu, belki de anlatamayacağı bir duygu.

Şehrin her yanında, yerini alan palyaçonun başarısı konuşuluyor. Ama sirke vardığında garip bir havayla karşılaşıyor. Palyaçonun hastalandığı ve gösteriye çıkamayacak kadar da ağır olduğu söyleniyor. Bu sırada karşısında eski patronunun çaresiz ve tedirgin yüzünü görüyor. Patronu onu hemen tanıyor, kendisine doğru yürürken, aklından hiçbir şey geçmemesine rağmen, sıkıldığını hissediyor. Patronu hemen konuya giriyor: “Bu gece onun yerine geçer misin? Tabii onun makyajıyla...”

Hiç düşünmeden,”evet”, diyor ve hazırlanmak için gözden kayboluyor.

Yıllar sonra başka biri gibi yeniden sahneye çıkma düşüncesi kafasını karıştırıyor, ama gösteri saati yaklaştıkça heyecanı, buruk bir sevince dönüşüyor. “Her şeye bedel bir duygu, insanları bir kez daha güldürmeyi denemek”, diye düşünüyor. Aslında neler yapabileceğini de pek kestiremiyor. Hasta palyaçoyu yıllar önce sadece bir kez izleyebildiğinden, neler yaptığını hatırlamıyor bile. Ama sahneye çıktığı eski günlerdeki gibi, içinde büyük bir güvenle ilk kahkahanın ateşlemesine duyduğu inancın sesini duyuyor. Beyninden vücuduna yayılan da ilk hareketinin seyircileri büyülemesi için beklediği bir kıvılcım.

Gösteri saati gelip çattığında her şey dağılır ve toparlanır palyaçonun beyninde. Tüm zamanlarının en yüksek noktasına ulaşır. Her hareketi çarpar seyirciyi, kahkahalar zincirleme kaplar her yanı. Alkışlar, çığlıklarla ayrılır pistten...

Gece uyuyamaz heyecandan.

Ertesi gün herkes palyaçonun kendini aştığından, muhteşem bir performans gösterdiğinden söz etmektedir. Ve teklif çabuk gelir, çünkü hasta palyaço ölmüştür. Kendisinden öbür palyaço olarak devam etmesi istenir. Oysa yaptıkları tamamen kendisine ait, kendi yarattıkları, kendi buluşlarıdır. Patrona döner ve, “başkası olarak kendim olamam”, der ve yine yollara koyulur.

 

Diğer Mehmet Güreli Makaleleri:
  1. Sahnedeki sandığa vuran ışık... - 10.01.2010
  2. Köprüler, gazeteler ve mucizeler... - 03.01.2010
  3. Kuzey rüzgârlarını bekleyen kadın... - 27.12.2009
  4. Garip bir ziyaretçi... - 20.12.2009
  5. Yolculuk... - 13.12.2009
  6. Manuel’in hikâyesi... - 06.12.2009
  7. Kırmızı balıklar... - 29.11.2009
  8. Garip bir yolculuk... - 22.11.2009
  9. Eski bir bina... - 15.11.2009
  10. Fırtına ve çocuk... - 08.11.2009
  11. Lucas’ın çantası - 01.11.2009
  12. Bir gemiciyle konuşmalar... - 25.10.2009
  13. Soytarılar ve McKenzie... - 18.10.2009
  14. Bülbüller ve seyirciler... - 11.10.2009
  15. Merdivenler... - 04.10.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Öteki Palyaço - Mehmet Güreli
03.09.2010 06:43:45