Kurosawa’ın anılarında geçmiş, yaşadığı yere duyulan özlem, “Bir somon balığı misali ben de doğduğum yeri unutamam”, cümlesinde hayat bulur.
On beş yıl sürgünde yaşamış Refik Halid Karay, bir gün Çetin Altan’a şöyle der:
“Bazı insanlara kızıyor, bazı insanlardan kötülük görüyorsun, günün birinde onların nasıl dize geldiğini ancak uzun yaşamakla görürsün.
Hayatta en büyük intikam yaşamaktır.
Ben yaşadım ve zamanın benimle uğraşmış olanlardan nasıl intikam aldığını gördüm.
Benim hatıratım yahut başkalarınınkini okuyanlar ne devlerin cüce haline geldiklerini, nasıl mum gibi eridiklerini, kardan yapılmış aslanlar gibi bir kucak çamurdan ibaret kaldıklarını görmüşlerdir.
Dev kalan kaç kişi var içlerinde?”
Refik Halid’in Bir Ömür Boyunca adlı eşsiz kitabının her satırı, gurbetin, sürgünün, özlemin, dilin, vefanın, ayakta kalmanın destanıdır.
Epikür’e göre, gelecek doğrudan doğruya elimizdedir. Çünkü ona aklımızla şekil verebiliriz, öte yandan tamamıyla da elimizde değildir, çünkü ne kadar kaçınmak istersek isteyelim ve ne kadar kaçınırsak kaçınalım hatalar yapabiliriz.
Yazının devamını okumak için tıklayın.