Alan Watts, Mutluluğun Anlamı kitabında şöyle der:
“Ne de olsa Tao ve Nirvana yalnızca bir yaşantıya verilen adlardır, bulan kişi önce o deneyimi yaşamış, sonra da adını koymuştu, oysa şu anda insanlar harıl harıl yaşantısını unuttukları adlı öğrenmekle meşguller.”
Zen okulunun kurucularının eserleri arasında dolaşmak her zaman havasız bir odadan insanın kendini kurtarması gibidir.
Ama bu kurtuluş öyle sanıldığı gibi karmaşık bir anlatının kaybolmuş anahtarının aranması ile başlamaz.
Arayışın, aydınlanmanın esrarı hiçbir kelimeyle dile getirilemez, hiçbir düşünme disiplinini de içine almaz.
Bu yüzden nedenlerin, nasılların incelikleri üzerine hiç düşünülmediği zamanlardan başlamalıyız adımlarımızı atmaya.
Birden kapının açıldığını görürüz.
Aynaya ilk baktığımız ânı unutsak da, aydınlanmanın gizlerine, ışığa, ateşe yakın dururuz.
Gerçeği, bir sorunun ardında saklanmış bir saksağan olarak hayal etmeye alışmış öğrenci, bir gün ustasına Doğru Yol’a nasıl girileceğini sorar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.