Okuma yazmaları olduğundan şüphemiz yok elbette. Çarpıtmaları yazdıklarımızı anlamamalarından değil, fena sıkıştıklarının farkında olmalarından kaynaklanıyor.
Biri çıkıyor, analizlerimizle muhalifle muktediri, güçlüyle güçsüzü, ezenle ezileni eşitlemeye çalıştığımızı, çünkü bu işe kendimizi memur ettiğimizi söylüyor; evet kendimizi...
Diğeri ise Kürtlerin en temel haklarının iadesine karşıymışız ve yaptığımız PKK’yi kınamaktan ibaretmiş gibi, niçin enerjimizi Kürtlerin hak mücadelesine vakfetmediğimizi, neden hükümetten talep etmediğimizi soruyor.
Bunlardan topu alan klavye kalemşorları ise yukarıdaki çarpıtmaları bir de kendi prizmalarında kırıp işimizi “KCK operasyonlarının danışmanlığına” kadar vardırıyor.
Kürt sorunu ve PKK üzerine yapılan tartışmaların taraflarını homojen iki kutba ayırıp konuşmak, bu arkadaşların şimdilerde sarıldıkları can simidi olabilir ama artık hakikaten kabak tadı vermeye başladı.
Demokratların, sol liberallerin ya da özgürlükçü solcuların Kürt sorununa yaklaşımını, hükümete çok ama çok yakın “paralel merkez medyanın” tutumuyla eşitlemenin ne büyük bir haksızlık olduğunu görmüyor olamazlar.
Yazdıklarımız, çizdiklerimiz, haberlerimiz ortada işte. Bir gün olsun, hükümete açılım için “yeter, daha ne yapacaksın” mı demişiz. Zaten ne haddimize de, Kürtlere ya da haklarını geri isteyen her hangi birilerine “elinizdekiyle yetinin” diye serzenişte mi bulunmuşuz? Askerî çözümün, sınırötesi operasyonun felaket olacağı şerhini düşmeden herhangi bir analiz mi yapmışız?
E o halde derdiniz ne?
Bir yandan KCK’nın anti-demokratik yapısını, işlevini ve amaçlarını ortaya koyarken, öte yandan düşünce özgürlüğünü sınırlandıran ceza kanunlarının değiştirilmesi için hükümeti ve parlamentoyu göreve çağıran yazarlarla, Akit gazeteciliğini eşitlemek neye memur edilmektir, merak ediyorum?
Barış için, insanlar ölmesin diye, PKK’nin caniliklerini ve BDP’nin basiretsizliğini eleştirmek, anadilde eğitim ve Kürtlerin diğer kültürel hakları için hâlâ yeterli adımlar atamayan hükümetin ağırkanlılığına destek vermek anlamına mı gelir, daha çok merak ediyorum?
Israrla kısır bir düzleme çektiğiniz bu tartışmada sizin yöntemlerinizi mi kullanalım istiyorsunuz.
Yazının devamını okumak için tıklayın.