Bir yılı aşkın süredir hazırlıkları süren yeni sol parti projesi, geçtiğimiz hafta içinde resmiyete döküldü. Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP) yarın ana bileşenlerinden olan SHP’nin yaygın örgütlenmesinden ötürü seçimlere katılabilme hakkından yararlanabilmek için olağanüstü kongrede bu partiye katılacak ve SHP, EDP adını alacak.
Partileşme sürecini başından beri yakından izliyorum. Bugüne değin, girişimin öznesi olmasam da bir sol seçmen olarak yeni sol partiye partililerden daha çok ihtiyacım olduğu için, gözüme çarpan aksaklıklarda ketum davrandım. Ama artık iş ciddiye bindi ve konuşacağız. Zira bu ve benzeri girişimler, genç bir müteşebbisin eksisinin de artısının da kendi hanesine yazıldığı serüvenlerden değil; her kredi tüm solun umudunun, heyecanının ortak hesabından kullanılıyor.
O halde başlayalım.
EDP’nin Genel Başkanı Eski CHP’li Ziya Halis partilerinin bir Alevi partisi olmadığını ısrarla vurguluyor ve kendisinin de Alevi olmasının bu gibi yorumlara yol açmış olabileceğini belirtiyor. İlk elden mevzua buradan girdiklerine göre, belli ki bu nokta partilileri rahatsız eden en önemli konu.
Bir kere bu minval üzere yapılan eleştirilerin partinin kurucularının etnik ya da dinî kimliklerinden kaynaklanmadığı çok açık. Partileşme sürecindeki tartışmalarda yaşanan gerginliklerin bu eleştirilere kaynak olduğunu hepimiz biliyoruz.
Yazının devamını okumak için tıklayın.