Mahkeme kardeşimiz Hrant Dink’i iki çocuğun öldürdüğüne hükmetti. “Örgüt yok” dedi.
Doğru, örgüt yok çünkü devlet var!
Hrant’ı kaybettiğimiz günden beri devlet görevlilerinin de yargılanması için çabalayan demokratlar bugün de aynı çizgide mücadelelerini sürdürüyorlar.
Sokağa çıkıyorlar, yazılar yazıyorlar, konuşuyorlar, haykırıyorlar. Ne yapsak az.
Evet, bu dava bizler için asıl şimdi başlıyor.
Kuşkusuz yalnız bizler için değil ama...
Hrant’ın ölümünün yolunu döşeyen 301’den yargılanması sırasında “Kerinçsizlerin, Perinçeklerin” saldırılarını alkışlayanlar, ona “Sorospu çocuğu ulus-devlet düşmanı” diye saldıranlar, uzlaşmacı dilini “AK Parti muhibbi” olmakla yaftalayanlar için de...
19 Ocak’tan önce başlasalar Hrant’ı bizden alan suikastın gerçekleşmeyeceğine inandığım Ergenekon, Balyoz davalarına muhalefet edenler, “azınlıkları” hedef alan Kafes Planı için “faso fisodur” diyenler, şimdi “örgüt yoktur” kararına veryansın ediyorlar.
Demokratları, Kürtleri, dindarları, Alevileri ve de Ermenileri katletme planları yaptıkları iddia edilen zanlıların salıverilmesi için çırpınanlar, düne kadar ağızlarına almadıkları Hrant’ı hatırlatıyorlar bize.
Köşelerinde, internet sitelerinde, Twitter’da “TSK mensupları örgüt üyesi, Hayaller, Samastlar değilmiş” diye yazıktırıyorlar.
12 Eylül referandumunun ardından Evren’in, Tahsinkaya’nın yargılanması golünü kalelerinden çıkartmak için, mahkemenin kararı karşısında “yetmez ama evet derken düşünecektiniz” diyen hödükler bile çıkıyor.
İnternet sitesine “On binler güvercin vurulup düştüğü yere yürüyor” manşeti atan “Türkiye Türklerindir” gazetesi ve Hrant’ı “hatırlayan” Yozdil’in kıymetli okurları, dün de Hrant’ın yürüyüşündeydiler.
Yazının devamını okumak için tıklayın.