1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 24 Mayıs 2012 Perşembe 22:43
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Mithat Sancar MEO VOTO 06.04.2011
Mithat Sancar
“Andımız” ve hayatımız
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Mithat Sancar - “Andımız” ve hayatımız Mithat Sancar - “Andımız” ve hayatımız Mithat Sancar - “Andımız” ve hayatımız Mithat Sancar - “Andımız” ve hayatımız Mithat Sancar - “Andımız” ve hayatımız Mithat Sancar - “Andımız” ve hayatımız Mithat Sancar - “Andımız” ve hayatımız Mithat Sancar - “Andımız” ve hayatımız
Mithat Sancar köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Yıl 1969. İlkokula yeni başlamışız. Okulumuzun adı “Devrim”. Çok sonra öğrendim ki, bu isim 27 Mayıs’tan geliyor. Üçüncü sınıfta falan, ismin daha bir farkına varıyoruz. Giderek seviyoruz, hatta övünüyoruz okulumuzun ismiyle. Kökenini bilmiyoruz, merak etmemiz için de bir sebep yok zaten. Biz ismin çağrışımlarıyla ve o yıllarda kuşandığı büyüyle ilgiliyiz. Küçücük yaşta “Devrimli” olmuştuk; azıcık büyüyünce de “Devrimci”! 

Yıllar aktıkça, “Devrim İlkokulu” kendi çapında bir “devrim okulu”na dönüşüyordu. Oradan ortaokula geçenlerin kahir ekseriyeti, olgun bir devrimci havasındaydı. 

Okulumuzun evrim hikâyesi, bulunduğu mahallenin ruhuyla örtüşüyordu. Kışla Mahallesi’nde oturuyorduk. İsmini, eski zamanlardan kalma bir harabeden alıyordu mahallemiz. Biz yine “kışla”nın gerçek hayattaki anlamına bigâneydik; harabenin gizemiydi bizi cezbeden.

Mahalle nüfusunun büyük bölümü Kürtlerden oluşuyordu. Mahallenin şehir merkezine en yakın ucunda da, bizler dahil birkaç Arap aile oturuyordu. Bu kısım, mahallenin ve galiba şehrin en kozmopolit köşesiydi. Biz Araplar, azınlıkta oluşumuzdan dolayı olsa gerek, Kürtçeyi daha okula gitmeden öğrenmeye başlamıştık. Evde Arapça konuşuyorduk; sokakta, duruma göre Arapça veya Kürtçe ya da her ikisini birden. Türkçe ise, esas olarak okulla birlikte girdi hayatımıza.

Sokaklarımız canlıydı, neşeliydi! “Sınır” ya da sokaktaki ifadesiyle “hudut”, şehrimizin en kaba hakikatiydi. Suriye’ye bitişiktik; öte yakadaki Kamışlı’yla aramızdaki mesafe sıfırdı. Bunun aksine mi diyeyim, yoksa tam bu nedenle mi, bilemiyorum; lakin çocukluğumda “sınır” yoktu. Kocaman avlumuzun kapısı her dem açıktı; eve istediğimiz zaman girer, istediğimiz zaman çıkardık. Zamanın kendisi de dilimlere bölünmemişti, hakikaten yekpareydi. Yemek zamanı da, yatma zamanı da sokakla ilişkimizin ritmine ayarlıydı sanki.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Mithat Sancar Makaleleri:
  1. İktidar sinizmi - 23.05.2012
  2. Medeniyet kaybından toplumsal çözülmeye - 16.05.2012
  3. Taraf ve 1 Mayıs - 09.05.2012
  4. Kötülüğün sınırları - 02.05.2012
  5. 24 Nisan - 25.04.2012
  6. Elde var hüzün - 23.04.2012
  7. Irkçılık zehri - 18.04.2012
  8. Sokağın hafızası - 11.04.2012
  9. 12 Eylül’ü yargılamak! - 04.04.2012
  10. Ölüm patikası mı, hayat yolu mu - 28.03.2012
  11. Cehennemin öbür adı - 21.03.2012
  12. Polis, yargı, demokrasi - 14.03.2012
  13. Anayasa, çürüme, kirlenme - 07.03.2012
  14. Irkçılık ve nefret - 29.02.2012
  15. Anadilimiz ve hikâyemiz - 22.02.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  700 bin memur kamusal alanda
  Hadi kendimize pekiyi verelim
  ‘Memurumuzu hiçbir şekilde ezdirmeyeceğiz’
  Fiat ve Mazda işbirliğine gitti
  Nestlé’den 40 milyon TL yatırım
  Fitch, teşvik programını sevdi
  KRİZ REHİNECİLERE YARADI
  EN ZAYIF HALKALAR DAYANIŞMASI
  Önce hazırlık var dedi, sonra çark etti
  Avrodan değil krizden çıkış mesajı verin
  ÜNİVERSİTE HARCI ZAMMINA TEPKİ
  Yunanistan daha çok çaba göstermeli
  Spor kulüplerine güvenlik faturası geliyor
  Anlamsız bir ‘rating’ polemiği
  Avrupa çıkış sinyali vermeli

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 24.05.2012
Ölüm bile eşitsiz
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 24.05.2012
Kamyonetimi isterim ! Amerikalılarımı isterim !
ARADA
Markar Esayan - 24.05.2012
Demokratik koalisyondan, ilkesiz ittifaka
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 24.05.2012
Büyük okyanusları aşıp, Uludere’de boğulmak
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 24.05.2012
Dizilerde başörtüsü ikâmesi
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 24.05.2012
İki hatıra
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 24.05.2012
Güle oynaya savaş
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 24.05.2012
Henry Miller ve ‘Yengeç Dönencesi’...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 24.05.2012
Sol siyasete bu ülkede de ihtiyaç var
TELESİYEJ
Telesiyej - 24.05.2012
Burhan Doğançay’ın isyana düşmüş resimleri neden büyülüyor insanı
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 24.05.2012
Almanlar Eurobond’a yeşil ışık yakacak
İMZA
Kerem Altan - 24.05.2012
Yaz bakalım
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 24.05.2012
Kurdistan-Tunus
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Mithat Sancar - "“Andımız” ve hayatımız" başlıklı köşe yazısı
24.05.2012 22:43:39