1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 09 Şubat 2012 Perşembe 02:16
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Mithat Sancar MEO VOTO 19.03.2009
Mithat Sancar
Asit kuyuları, ölüm tarlaları ve Cumartesi Anneleri
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Mithat Sancar - Asit kuyuları, ölüm tarlaları ve Cumartesi Anneleri Mithat Sancar - Asit kuyuları, ölüm tarlaları ve Cumartesi Anneleri Mithat Sancar - Asit kuyuları, ölüm tarlaları ve Cumartesi Anneleri Mithat Sancar - Asit kuyuları, ölüm tarlaları ve Cumartesi Anneleri Mithat Sancar - Asit kuyuları, ölüm tarlaları ve Cumartesi Anneleri Mithat Sancar - Asit kuyuları, ölüm tarlaları ve Cumartesi Anneleri Mithat Sancar - Asit kuyuları, ölüm tarlaları ve Cumartesi Anneleri Mithat Sancar - Asit kuyuları, ölüm tarlaları ve Cumartesi Anneleri
Mithat Sancar köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Geçmiş, yakamıza iyice yapıştı; bu sefer bırakacak gibi görünmüyor. Esasen şiddet dolu travmatik geçmişin bir özelliğidir bu. Siz onunla yüzleşmeye ve hesaplaşmaya yanaşmazsanız, o sizinle hesaplaşmaya başlıyor; mutlaka, ama mutlaka yapıyor bunu, er ya da geç.

Şimdi geçmiş, inatla bizi hesaplaşmaya davet ediyor. Generallerin darbe günlüklerini serdi önümüze önce. Yeterince aymadık, aymazlık gösterdik. Çeşitli bahaneler uydurduk yüzleşmeden kaçmak için.

Ergenekon soruşturmasında üstümüze saçılan delilleri yok saymaya çalıştık. Saklı silahların bulunması için yapılan kazılarla dalga geçtik.

Geçmiş de, bunlara aldırmadı. Şiddetin ve zulmün ana kaynağıyla, yani darbe geleneği ve gerçeğiyle yüzleşmemiz için ısrar etti. Mustafa Balbay’ın günlüklerini çarptı yüzümüze sonra. Her seferinde, bir önceki adımda önümüze serdiği hakikatten kaçmak için üretilmiş bahaneleri de tek tek çökertiyor, tıpkı bu olayda olduğu gibi.

Bunların yetmeyebileceği ihtimaline karşı, geçmiş, somut vahşetlerin ve acıların kemendini savuruyor boyunlarımıza. 12 Eylül’ün idam evrakları açığa çıkıyor; idam edilenlerin sesleri, vicdanlarımıza adreslenmiş birer mektup olarak geliyor bugüne.

Ve bence en önemlisi, kayıplar, kaçırılıp kaybedilenler artık sığmıyorlar gömüldükleri yerlere. Zalimler, onları hayattan çekip aldılar, arkalarında bir iz bırakmadıklarını sanarak. Bu toplum da, onları hafızasından silip atmak istedi. Lakin insanlığın son 30-40 yıllık tecrübesi, her şeyin silinip gidebileceğini, ama kayıpların asla kaybolmayacağını gösteriyor.

Sadece Şili, Arjantin ve Guatemala örneklerine bakmak bile, kayıpların kaybolmama inadını tanımak için yeter.

Belki biz bilmiyoruz, belki bilmek istemiyoruz; ama dünya bizden ibaret değil. Meselâ Türkiye, kayıplar konusunda, sık sık Arjantin’e benzetiliyor “yabancı basın”da.

1976’da bir darbeyle Arjantin’e kâbus gibi çöreklenen cunta, insan hakları ihlalleri kataloguna yeni bir yöntem “hediye etmişti”. Muhalifler veya muhalif olduğundan şüphelenilenler, bizdeki JİTEM benzeri örgütler tarafından kaçırılıyor, çeşitli işkencelerden geçirildikten sonra, uyuşturulmuş halde askerî kargo uçaklarına “yükleniyor” ve okyanusun ortasına atılıyorlardı. “Arjantin tipi ölüm” olarak adlandırılan bu yöntemle, 30 bin civarında insan “kaybedildi”.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Mithat Sancar Makaleleri:
  1. AKP: Hangi tarz-ı siyaset - 08.02.2012
  2. Kayıplar, ‘Kara Yara’! - 01.02.2012
  3. Hrant cinayetinin ardındaki hakikat - 25.01.2012
  4. Tuhaf zamanlar - 11.01.2012
  5. Katmerli katliam - 04.01.2012
  6. Küresel hafızaya karşı ulusal savaş - 28.12.2011
  7. Bireysel vicdan ve kolektif vicdan - 21.12.2011
  8. Soğuk Savaş kültürü - 14.12.2011
  9. Dublin’de ne arıyorduk - 07.12.2011
  10. Barış sürecinin aktörleri - 01.12.2011
  11. Barış ve sonrası - 30.11.2011
  12. Barış için umut ve sabır - 29.11.2011
  13. Dersim ve hesaplaşma - 23.11.2011
  14. Uykusuzluk - 16.11.2011
  15. KCK operasyonları ve devlet aklı - 09.11.2011
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’
  Berlin Kaplanı gişede kükredi
  Yıllarca bu sergi için çalışmıştı
  Nâzım’ın mektupları özel kutu içinde
  Bakan Günay, Cem Karaca’yı unutmadı
  Kings of Convenience nisanda İstanbul’da

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Mithat Sancar - "Asit kuyuları, ölüm tarlaları ve Cumartesi Anneleri" başlıklı köşe yazısı
09.02.2012 02:16:46