1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 24 Mayıs 2012 Perşembe 22:57
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Mithat Sancar MEO VOTO 13.07.2011
Mithat Sancar
Dokunmak, kazanmak, kaybetmek
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Mithat Sancar - Dokunmak, kazanmak, kaybetmek Mithat Sancar - Dokunmak, kazanmak, kaybetmek Mithat Sancar - Dokunmak, kazanmak, kaybetmek Mithat Sancar - Dokunmak, kazanmak, kaybetmek Mithat Sancar - Dokunmak, kazanmak, kaybetmek Mithat Sancar - Dokunmak, kazanmak, kaybetmek Mithat Sancar - Dokunmak, kazanmak, kaybetmek Mithat Sancar - Dokunmak, kazanmak, kaybetmek
Mithat Sancar köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Yaşarken üzerinde bile durmadığımız, ama hep ayağımıza takılıp bizi tökezleten binlerce ayrıntıdan koskoca bir mutsuzluk edinmiştim.


Pınar Kür
’ün bir öyküsünde okumuş ve not etmişim bu cümleyi; ama öykünün adı yok notlarımda.

Yine Pınar Kür’ün bir öyküsünden not ettiğim şu sözler, bireysel hayatlar için bu mutsuzluğun uç noktalarından birini ehliyetle tasvir ediyor:

Şişe içinde ırmağa atılmış bir mektup gibiyim. Hem ırmağın içindeyim, hem ona bir katkım yok. Hem diyeceğim bir şeyler var şişenin içinde, hem ırmağın bundan haberi yok. Hem ırmak beni bir yerden bir yere götürüyor, hem gittiğimiz yönü ben saptayamıyorum. Hem ırmak bana dokunuyor, hem ben ırmağa dokunamıyorum. Birbirimize değmiyoruz.


Gabriel Josipovici
’nin, Dokunma adlı kitabının bir bölümünde işlediği “hücre hapsi” metaforu da bu hale uygun düşüyor:

Hücre hapsi; dört duvarı, kilitli bir kapıyı ve bir gardiyanı gerektirmez; yalnızca dünyayla olan doğal karşılıklılık duygumuzu yitirmemiz ... yeterlidir.”


Dino Buzatti
’nin, tümüyle bu hapsi ve onu “hep ayağımıza takılıp bizi tökezleten binlerce ayrıntıdan” nasıl ürettiğimizi anlatan şaheser romanı Tatar Çölü’nü anmadan geçmek olmaz!

Dokunmak, bir anlamda köprüler kurmak demektir; kendimizle hayatımız arasında, hayatımızla diğer hayatlar arasında! Dokunmak, bu nedenle kendimizle daha çok buluşmaya, daha bütün olmamıza yardım eder.

Toplulukların “toplum” haline gelmesi, yani “toplumsallığın inşası” açısından da, bu köprüler çok önemlidir. Zygmunt Bauman, şöyle tarif ediyor köprülerin bu işlevini:

Güçlü ve devamlı köprüler olmayınca, ... özel dertler ve acılar bir birikim oluşturmaz ve yoğunlaşıp ortak davalar haline gelmezler.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Mithat Sancar Makaleleri:
  1. İktidar sinizmi - 23.05.2012
  2. Medeniyet kaybından toplumsal çözülmeye - 16.05.2012
  3. Taraf ve 1 Mayıs - 09.05.2012
  4. Kötülüğün sınırları - 02.05.2012
  5. 24 Nisan - 25.04.2012
  6. Elde var hüzün - 23.04.2012
  7. Irkçılık zehri - 18.04.2012
  8. Sokağın hafızası - 11.04.2012
  9. 12 Eylül’ü yargılamak! - 04.04.2012
  10. Ölüm patikası mı, hayat yolu mu - 28.03.2012
  11. Cehennemin öbür adı - 21.03.2012
  12. Polis, yargı, demokrasi - 14.03.2012
  13. Anayasa, çürüme, kirlenme - 07.03.2012
  14. Irkçılık ve nefret - 29.02.2012
  15. Anadilimiz ve hikâyemiz - 22.02.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  700 bin memur kamusal alanda
  Hadi kendimize pekiyi verelim
  ‘Memurumuzu hiçbir şekilde ezdirmeyeceğiz’
  Fiat ve Mazda işbirliğine gitti
  Nestlé’den 40 milyon TL yatırım
  Fitch, teşvik programını sevdi
  KRİZ REHİNECİLERE YARADI
  EN ZAYIF HALKALAR DAYANIŞMASI
  Önce hazırlık var dedi, sonra çark etti
  Avrodan değil krizden çıkış mesajı verin
  ÜNİVERSİTE HARCI ZAMMINA TEPKİ
  Yunanistan daha çok çaba göstermeli
  Spor kulüplerine güvenlik faturası geliyor
  Anlamsız bir ‘rating’ polemiği
  Avrupa çıkış sinyali vermeli

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 24.05.2012
Ölüm bile eşitsiz
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 24.05.2012
Kamyonetimi isterim ! Amerikalılarımı isterim !
ARADA
Markar Esayan - 24.05.2012
Demokratik koalisyondan, ilkesiz ittifaka
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 24.05.2012
Büyük okyanusları aşıp, Uludere’de boğulmak
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 24.05.2012
Dizilerde başörtüsü ikâmesi
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 24.05.2012
İki hatıra
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 24.05.2012
Güle oynaya savaş
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 24.05.2012
Henry Miller ve ‘Yengeç Dönencesi’...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 24.05.2012
Sol siyasete bu ülkede de ihtiyaç var
TELESİYEJ
Telesiyej - 24.05.2012
Burhan Doğançay’ın isyana düşmüş resimleri neden büyülüyor insanı
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 24.05.2012
Almanlar Eurobond’a yeşil ışık yakacak
İMZA
Kerem Altan - 24.05.2012
Yaz bakalım
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 24.05.2012
Kurdistan-Tunus
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Mithat Sancar - "Dokunmak, kazanmak, kaybetmek" başlıklı köşe yazısı
24.05.2012 22:57:05