Haziran 2011 seçimleri için aday listeleri açıklandı ve hemen bir “liste okuma” furyası başladı. Fal bakma ayinlerini andırıyor bu hummalı faaliyet. Ve zevki de tam burada yatıyor bana göre. Lakin her fal bakma tarzı, aynı zevki vermez.
Bazı falcılar, ilk bakışta her şeyi görmüş ve çözmüş bir hava verirler. Sözlerinde ve jestlerinde, “mekanik bir maharet” var. Turgut Uyar olsa, buna da “korkulu ustalık“ der miydi, bilmiyorum.
Çıktığından beri parmaklarımın ucunda; olmadı, başımın ucunda duran bir kitap var. Çok sevgili Orhan Koçak‘ın, Turgut Uyar şiiri üzerine yazdığı muhteşem kitap: Bahisleri Yükseltmek! Koçak, “korkulu ustalık” ifadesini, “korkulan ustalık“ diye de okuyabileceğimizi ima ediyor.
Ben tedirgin olurum bu tür falcılardan. İhtimaller arası seyahatin heyecanını öldüren mutlak bir dil kullanırlar çünkü; işaretlerin, simgelerin ruhunu kurutan cümleler kurarlar mütemadiyen. Ben, simgeleri ve işaretleri, anlamlar ve beklentiler diyarındaki muhtelif yollar hakkında bir fikir vermek için kullananları severim.
Ortega y Gasset, “metaforlar”ın işlevleri hakkındaki lezzetli yazısında, simgelerin “bilme” konusunda oynadıkları rolü, felsefenin uzun tarihine bakarak anlatmaya çalışır. Güzel bir yazıdır bu. “Güzeli özetlemek” risklidir; daha doğrusu Paul Valery‘nin dediği gibi, “güzellik hülasa edilemez“. Lakin bu sözü, bir yazı için kullanmak fazla hoyratlık olur; başka güzelliklere saklamak lazımdır onu.
Neyse, Ortega y Gasset der ki (şu an işime gelen bir) özetle; metaforların işlevi, modern çağdan, özellikle de Descartes’tan itibaren daraltılmıştır; çoklu bakış ve anlam imkânının yerine, kesin bilgi ihtirasının hizmetine sokulmuştur.
Yazının devamını okumak için tıklayın.