1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 09 Şubat 2012 Perşembe 01:38
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Mithat Sancar MEO VOTO 29.01.2009
Mithat Sancar
Ölüm hep ustamız olarak mı kalacak?
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Mithat Sancar - Ölüm hep ustamız olarak mı kalacak? Mithat Sancar - Ölüm hep ustamız olarak mı kalacak? Mithat Sancar - Ölüm hep ustamız olarak mı kalacak? Mithat Sancar - Ölüm hep ustamız olarak mı kalacak? Mithat Sancar - Ölüm hep ustamız olarak mı kalacak? Mithat Sancar - Ölüm hep ustamız olarak mı kalacak? Mithat Sancar - Ölüm hep ustamız olarak mı kalacak? Mithat Sancar - Ölüm hep ustamız olarak mı kalacak?
Mithat Sancar köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Geçmişle hesaplaşma” kitabını yazarken, pek çok vahşet hikâyesi okudum; epeyce film izledim. İnsanlık tarihinin son yetmiş yılının zulüm resimleri ve acı feryatları, geceme ve gündüzüme hükmetti bir süre. Coğrafya ve tarih kavramları darmadağın oldu beynimde.

Zulüm ve acı söz konusu olduğunda, kültür ve iklim farkı teferruattı; zaman yekpare, mekân bütündü. Şili, Arjantin, Güney Afrika, Almanya, İspanya ve diğerleri, ayrı ayrı ülkeler değillerdi. 1930’lar, 40’lar, 50’ler, 60’lar, 70’ler, 80’ler, 90’lar; tarihin değişik dönemleri olmaktan çıkıp, kuru birer rakama dönüşüyorlardı. Pinochet, Videla, Botha, Hitler, Franco ve diğerleri, aynı ailenin mensuplarıydı. Hepsi, “ortak bir dil”de birleşiyorlardı. Hepsinin yüreği taş, elleri kanlıydı. Gün gelecek, hepsi de lanetle, tiksintiyle anılacaklardı.

Hep Türkiye’yi düşündüm bunlarla uğraşırken. 1915’ten başlayarak, zulmün tarihinde ve acının coğrafyasında ne çok aynı yere düşmüştü! O dil, ne kadar da tanıdıktı! 70’lerin sonlarından itibaren görerek öğrenmiştim bir kısmını; diğerlerini de, okuyarak. 90’lar ise; mağdurları, failleri ve tanıklarıyla bugünümüzdür zaten.

Abdülkadir Aygan’ın itirafları yayınlanıyor üç gündür bu gazetede. Aygan, daha önce de anlattı bunları. Yıllardır yırtınıp duruyor sesini duyurabilmek için. Faillerin ve mağdurların isimlerini veriyor, tarih ve yer belirtiyor. Ölüm makinesinin nasıl işlediğini, en ince ayrıntılarına kadar gözler önüne seriyor.

Neşe Düzel’in yaptığı yine de çok önemli. Bir kez daha anlattırıyor ve gözler önüne sermekle kalmıyor, gözlere sokuyor bütün bunları. Kaçacak en ufak bir yer bırakmıyor böylece. Kimse duymadık, bilmiyorduk diyemez artık. Herkes, bir tavır almak zorunda; ya onay verecek bütün bunlara ya da isyan edecek. Susmak, üçüncü bir yol değildir artık; susmak onaylamaktır dibine kadar.

Ergenekon soruşturması var bir de; Aygan’ın açıklamalarında, zulüm imparatorluğunun en kanlı sütunları olarak ismi geçenlerin bir kısmı şimdi hesaba çekiliyorlar. Yıllarca ısrarla inkâr edilen kıyım şebekeleri, artık resmî kayıtlara geçiyor. Birçok insanın teninde, ruhunda ve gününün her anında bir vahşet anıtı olarak duran o aygıt, şimdi artık devletin soğuk dilinin satırlarına döküldü.

Velhasıl, hakikat artık çıplak. Bundan kaçış yolu bulamayanlar, inandırıcı olamayacaklarını bile bile, ona türlü elbiseler giydirmeye çalışıyorlar.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Mithat Sancar Makaleleri:
  1. AKP: Hangi tarz-ı siyaset - 08.02.2012
  2. Kayıplar, ‘Kara Yara’! - 01.02.2012
  3. Hrant cinayetinin ardındaki hakikat - 25.01.2012
  4. Tuhaf zamanlar - 11.01.2012
  5. Katmerli katliam - 04.01.2012
  6. Küresel hafızaya karşı ulusal savaş - 28.12.2011
  7. Bireysel vicdan ve kolektif vicdan - 21.12.2011
  8. Soğuk Savaş kültürü - 14.12.2011
  9. Dublin’de ne arıyorduk - 07.12.2011
  10. Barış sürecinin aktörleri - 01.12.2011
  11. Barış ve sonrası - 30.11.2011
  12. Barış için umut ve sabır - 29.11.2011
  13. Dersim ve hesaplaşma - 23.11.2011
  14. Uykusuzluk - 16.11.2011
  15. KCK operasyonları ve devlet aklı - 09.11.2011
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Hukuk dışı güçler pusuda
  Meclis’te kürsü işgali
  İzin gerekir mi gerekmez mi tartışması
  Günde 15 milyon avro zarar ediyor
  Arınç: Akılla izah edemiyorum
  Düşük faizden geri adım yok
  Emniyet’te deprem: İki müdür alındı
  Fransız Vinci TAV’a talip
  İki devlet çıktı meydane
  Kent, Coca-Cola’yı Kuzey Amerika’da uçurdu
  Baransu’yu izleyen MİT’çilere suçüstü
  Savcı Kılıç uğurlandı
  Kayıp genç kız boğazı kesilmiş olarak bulundu
  600 bin lirayı damacanalarla çaldılar
  TARAF’A MİT OPERASYONU

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Mithat Sancar - "Ölüm hep ustamız olarak mı kalacak?" başlıklı köşe yazısı
09.02.2012 01:38:29