1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:16
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Murat Belge TÜRKİYE'NİN HALLERİ 14.12.2008
Murat Belge
Ermeni Kıyımı üstüne metin
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Murat Belge - Ermeni Kıyımı üstüne metin Murat Belge - Ermeni Kıyımı üstüne metin Murat Belge - Ermeni Kıyımı üstüne metin Murat Belge - Ermeni Kıyımı üstüne metin Murat Belge - Ermeni Kıyımı üstüne metin Murat Belge - Ermeni Kıyımı üstüne metin Murat Belge - Ermeni Kıyımı üstüne metin Murat Belge - Ermeni Kıyımı üstüne metin
Murat Belge köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Geçen gün Yasemin Çongar yazdı, Emre Aköz yazdı, herhalde başka yazanlar da var; Ermeniler’den kıyım için özür dileyen metni imzalama konusu. Bunu hazırlayan arkadaşlarla konuştum ve imzalayacağımı söyledim. Aslında, başta “özür dilemek”, metinde itiraz ettiğim noktalar var. Ama Yasemin Çongar gibi ben de konunun genel ağırlığı karşısında bunu çok önemli olmayan bir ayrıntı olarak görüyorum. Metin bu düşünceler doğrultusunda bir “revizyon”a tabi tutulursa (çünkü ayağı buraya basan birçok kişinin de benzer kaygılar taşıdığını görüyorum) şüphesiz daha mutlu olurum. Ama tutulmazsa da itiraz etmez, imzalarım.

“Özürle” ilgili herkes “Niye ben,” diye soruyor. Evet, niye ben, niye benim gibiler? Ermeni dinleyicilerin bulunduğu yerlerde ne zaman bu konuyu konuştumsa, bir “Türkiye yurttaşı” olduğum için, bu kıyımdan kişisel bir sorumluluk duygusu duymadığımı her zaman söylemişimdir. Kişisel sorumluluğum zaten fiilen mümkün değil, ama sorumlu olduğunu gördüğüm, bildiğim kişilere zaten en ufak bir yakınlık duymuyorum, hiçbir şekilde kendimi onlarla özdeşlemiyorum. Öyleyse niye özür dileyeyim.

Gene aynı toplantılarda, bu sorumluluğu duymamakla birlikte, yurttaşı olduğum Türkiye Cumhuriyeti’nin bugüne kadar bu olayı inkâr etmesinden doğan durumdan, bütün Türkiye yurttaşlarıyla birlikte bana da sorumluluk düştüğünü hep söylerim. Gelgelelim, burada da kusurlu bir anlayışım olduğunu düşünmüyorum. Bunun olduğunu epey erken bir yaşta öğrendim ve o zamandan beri olayı saklamak üzere hiçbir şey yapmadığım gibi bu zorunlu cehalet perdesini yırtmak için de elimden geleni yaptım. Yazıyla, eylemle, her türlü. Dolayısıyla, bu perde kaldıkça bir tür sorumluluk devam etse de, bu “özür dileme”mi gerektiren bir şey.

Kıyım’ın kendisinden sorumlu kişilerle çocukken bile pek tanışmış olabileceğimi sanmıyorum. Kimbilir, olabilir de. Ama onlarla aynı dünya görüşünü paylaştıkları ölçüde Kıyım’ın vebalini de paylaşanlarla ömrüm boyunca mücadele ettim.

Bunlar, özür dilemeyi çok doğru bulmamamın bireysel nedenleri. “Bireysel nedenler, gerekçeler” önemlidir. Kendi başlarına yeterlidir. Ama burada daha genel, daha ilkesel, daha “teorik” bir itiraz gerekçesi de var: toplumları, ulusları homojen, uyumlu bütünler gibi ele almak sakıncalıdır.

Benim, onun, herhangi birinin “Türkler” adına “özür dileme”si anlamlı olmadığı gibi mümkün de değil. Ayrıca, “özür diliyor” ya da ne yapıyorsam bunu bütün Ermeniler karşısında yapmam da ne mümkün, ne anlamlı. Ermeni toplumunda, “anayurt”ta veya “diaspora”da, öyle kişiler vardır ki bırak özür dilemeyi, tanışmayı, selâm vermeyi istemeyebilirim. 1915 yılında bazı Türkler Ermeniler’e böyle bir şey yaptığı için ben bir Ermeni faşistinden niye özür dileyeyim.

“Türkler adına” konuşmak daha da absürd. Şimdi, yukarıda söyledim: bu olayı fiilen yapanlar, tarihte tiksinti duyduğum kişiler. Aynı fikirde olmayı sürdürenlerle mücadele halinde yaşadığımı da söyledim. Durum buysa, onlar adına mı özür dileyeceğim. Bu saçma olduğu gibi zaten onlar da bu davranışı kabul etmeyecek, kendi bildiklerini okuyacaklar. Böyle yapmalarının getireceği sonuçları da ayrıca konuşmamız gerekiyor.

Evet, sanırım bunlar ciddi itiraz noktaları. Ama öyle veya böyle, benim asıl sorun olarak kabul ettiğim öğrenme ve tanıma ve yüzleşmeye katkısı olacağını düşündüğüm her işe varım.

Belki metine böyle şeyler de eklenebilir: asıl kabul etme ve gereğinde özür dileme konumunda olanların esnemez tutumlarından ya da vakit kazanmak üzere top çevirmelerinden, onların bu tragedyaya olumlu bir katkıda bulunmaya yanaşmayacaklarını gören Türkiye yurttaşlarının bunu Ermeniler’e, yurttaştan yurttaşa bir el uzatma ve barışma jesti olarak yaptıklarını belirtecek bir iki cümle. Böyle bir şeyin herkesi rahatlatacağını düşünüyorum.

 

Diğer Murat Belge Makaleleri:
  1. Kısa bir Kıbrıs ziyareti - 31.08.2010
  2. Bolu üstünden Ankara - 29.08.2010
  3. Neyin ‘boykot’u - 28.08.2010
  4. Referandum öncesinde - 27.08.2010
  5. Diaspora ve ‘Tapınak Bekçileri’ - 24.08.2010
  6. Bir ‘müzik gecesi’ - 22.08.2010
  7. Öğretmenliğin yılan hikâyesi - 21.08.2010
  8. Öğretmenlik hikâyesi - 20.08.2010
  9. Hasankeyf - 17.08.2010
  10. Barışın yolu yordamı - 15.08.2010
  11. “Devletle çözelim” formülü - 14.08.2010
  12. Kürt sorununda son durum - 13.08.2010
  13. Kesinlik ve şüphe dengesi - 10.08.2010
  14. Kooptasyon’un bitişi - 08.08.2010
  15. Yeniden ‘Seçim/kooptasyon’ konusu - 07.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Ermeni Kıyımı üstüne metin - Murat Belge
03.09.2010 06:16:31