1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 11 Eylül 2010 Cumartesi 03:07
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Murat Belge TÜRKİYE'NİN HALLERİ 23.09.2008
Murat Belge
Evrim teorisi hakkında
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Murat Belge - Evrim teorisi hakkında Murat Belge - Evrim teorisi hakkında Murat Belge - Evrim teorisi hakkında Murat Belge - Evrim teorisi hakkında Murat Belge - Evrim teorisi hakkında Murat Belge - Evrim teorisi hakkında Murat Belge - Evrim teorisi hakkında Murat Belge - Evrim teorisi hakkında
Murat Belge köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Şu günlerde, bizim memlekette ender rastlanan bir olay oluyor, bilim dünyasının bazı ilginç olguları medyamıza da sızma imkânı buluyor. Bunların başında CERN’deki beklenen patlama geliyor tabii (adı “Small Bang” olmalı). Bu şüphesiz çok önemli, çok ilginç bir deney olacak, herhalde bazı yeni bilgilere kapı aralayacak. Bu arada, onun kadar “flaş” nitelikte olmayan bir haberi de Hürriyet’te okudum. “Karıncaların Atası” başlıklı bu haberi olduğu gibi alıntılıyorum: “Brezilya’nın Amazon ormanlarında yeni bir karınca türü keşfedildi. Yeni türe ‘uzaylı’ görüntüsü nedeniyle ‘Martialis heureka’ (Mars karıncası) adı verildi. Toprak altında yaşayan, kör ve yırtıcı bir tür olan Mars karıncasının, dünya üzerindeki ilk karıncalara benzediği tahmin ediliyor. Çok geniş bir çene yapısı ve solgun bir rengi olan Mars karıncasının DNA yapısı incelendiğinde, en eski karınca türlerinden geldiği doğrulandı.”

Biyolojiden anlamam, tabii. Karıncaları falan incelemişliğim de yok. “Evrim teorisi”ne inanmak istemeyenler, “intelligent creation” diye ayak direyenler, çok zaman karıncaları örnek gösterir, “İşte hiçbir ‘mutation’ yok” derler diye bir bilgi kalmış aklımda.

Evrim düşmanları her yerde var, burada da var. Çok zaman bu konular bir inanç, iman sorunu oluyor, evrim teorisinin kendi tutarlılığı, inandırıcılığı değil, ona “inanma”nın getireceği iman kaybı tartışılıyor. Burada kararlı bir tutumu olanları ikna etmek mümkün değil, ama ortada duran, kararsız kalanlara bu örnekleri tanıtmak gerekli.

Brezilya’daki bu karınca türü hiç bulunmasaydı; milyonlarca yıldır karıncaların (veya her türlü canlının) değişmediği gözlenseydi, bu gene evrim olmadığını kanıtlayacak bir şey değildir (oysa evrim düşmanları en çok bu gibi yanlış muhakemelerle tezlerini savunur). Çünkü varlıkta, “Herkes değişecek” diye bir kural yok, böyle bir emir verilmemiş. Değişim, varoluşun toplam koşullarından birinde, sözgelişi iklimde, bir şeylerin değişmenin yeni koşullar üretmesi sonucu bir zorunluluk olarak çıkar. Karınca gibi bir tür, çevresindeki koşullarla uyum sağlamışsa –ki belli, sağlamış- bir “mutation” geçirmesine de gerek olmaz.

Ama tabii dünyada bu türden birçok ciddi değişim yaşandığı için şu ya da bu çağda bütün canlılar da değişen derecelerde değişim geçirdiler.

Burada bir nokta üzerinde durmak istiyorum, “felsefi” boyutu da olan bir nokta. Hayat ve dış koşulların beni değişmeye zorladığı anda, benim belirlenmiş bir yapım var; dolayısıyla, nasıl bir değişimden geçeceksem, bu benim varolan yapımın bir bölümünün uğrayacağı bir değişimdir ve bünyemde bunu gerçekleştirecek bir potansiyel olmalıdır. Örneğin koşullar beni havada uçmaya zorluyorsa, bunu yaptıracak şekilde kullanacak, kullanmaya yatkın organlarım olmalı. Zaten ancak böyle organlarım varsa (ya da, bedenim, bu eylemi yapacak kadar hafifleyebiliyorsa), bunlar kanata dönüşebilir vb.

Şimdi, felsefî-epistemolojik soru şu: evrilmek için gerekli potansiyel zaten evrilen canlının evrim öncesi yapısında varsa, evrim onun kendini gerçekleştirmesi olarak mı anlaşılmalıdır? Yani, evrimin sonucu diye gördüğümüz şey, aslında öngörülmüş bir amaç mıdır? Böyleyse, bu da bir teoloji (amaçlılık) anlayışı getirir.

Evrim düşmanlarına bir “tiyö” olabilir bu muhakeme. Bunu savunarak, hiç değilse “her şey yaratıldığı gibi duruyor” türünden bir ilkelliği savunmaktan kendilerini kurtarırlar.

Ayrıca, elbette ki, evrimin nasıl olacağının bir determinizmi vardır. Stalin’in gözde bilim adamı Lyssenko olayının özü buydu. “Her şey değişir” gibi kolaycı bir “diyalektik” anlayışıyla Lyssenko, sözgelişi, birtakım buğday tanelerini buzdolabında bekletmek gibi yöntemlerle soğuğa dayanıklı buğday cinsi yetiştirmeye çalışıyordu. Mendel kanununu “yasa-dışı” ve “burjuva” ilan etmişti.

Evet, DNA yapısı gibi, bazı “mutation”lara imkân veren, bazı “mutation”ları ise önleyen bir determinizm vardır. Ama onun varlığı da öngörülmüş bir “plan” değildir. Bir amacı yoktur.

Gene Monot ile bitirelim: “bu çakıl taşları böyle olma hakkına sahiptiler; ama böyle olmaları zorunlu değildi.”

 

Diğer Murat Belge Makaleleri:
  1. Sivil darbe! - 10.09.2010
  2. Como ve İtalya - 07.09.2010
  3. Düşünce ve eylem - 05.09.2010
  4. ‘Politik’ olmak - 04.09.2010
  5. Kısa bir Kıbrıs ziyareti - 31.08.2010
  6. Bolu üstünden Ankara - 29.08.2010
  7. Neyin ‘boykot’u - 28.08.2010
  8. Referandum öncesinde - 27.08.2010
  9. Diaspora ve ‘Tapınak Bekçileri’ - 24.08.2010
  10. Bir ‘müzik gecesi’ - 22.08.2010
  11. Öğretmenliğin yılan hikâyesi - 21.08.2010
  12. Öğretmenlik hikâyesi - 20.08.2010
  13. Hasankeyf - 17.08.2010
  14. Barışın yolu yordamı - 15.08.2010
  15. “Devletle çözelim” formülü - 14.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Türkiye’nin bağımlı günleri geride kaldı
  Otuz yıllık bir utancın sonu
  Böyle okul olmaz olsun
  Vesayette çatlak oluşacak
  Genç bir gazetecinin olağanüstü macerası
  Clooney hem usta hem kiralık katil
  445 sterline Jimmy Page
  Önce Larry King sonra da Obama’yla konuşmak istiyor
  3D Jovovich’e ne dersiniz
  Macar sineması İstanbul’da
  Bayramda ne yapalım
  Aşk imkânsızlıklarla spor anlarla hatırlanır
  Devler adım adım finale
  Yarı finalin diğer adı ABD-Litvanya
  Aslan'da prova iyi

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 10.09.2010
Evet
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 10.09.2010
Sivil darbe!
YA DA
Yasemin Çongar - 10.09.2010
‘Mâşeri vicdan müthiştir’
MÜLAYİM
Etyen Mahçupyan - 10.09.2010
Son kerte soruları
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 10.09.2010
Raziye Demir’e saygı yazısı
EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem - 10.09.2010
Bir politik muhalefet olarak İslam
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 10.09.2010
Biz, Halk: İlk adım?
SAATLER
Leyla İpekçi - 10.09.2010
Yeniden hayat...
JİYAN
Suzan Samancı - 10.09.2010
Daha daha nasılsınız?
SOLAÇIK
Melih Altınok - 10.09.2010
Bu kez başarabiliriz, evet!
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 10.09.2010
Zaman ayarlı baskın
PANDORA'NIN KUTUSU
Nilüfer Kuyaş - 10.09.2010
Saçmalık
EKOL
Fikri Türkel - 10.09.2010
Ağzımızın tadı bozulmasın...
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 10.09.2010
Sevinelim mi, endişelenelim mi, anlayamadık
TERS KANAT
Dağhan Irak - 10.09.2010
Bir küçük hava boşluğundan umut sığar mı içeriye?
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Evrim teorisi hakkında - Murat Belge
11.09.2010 03:07:49