Şu günlerde, bizim memlekette ender rastlanan bir olay oluyor, bilim dünyasının bazı ilginç olguları medyamıza da sızma imkânı buluyor. Bunların başında CERN’deki beklenen patlama geliyor tabii (adı “Small Bang” olmalı). Bu şüphesiz çok önemli, çok ilginç bir deney olacak, herhalde bazı yeni bilgilere kapı aralayacak. Bu arada, onun kadar “flaş” nitelikte olmayan bir haberi de Hürriyet’te okudum. “Karıncaların Atası” başlıklı bu haberi olduğu gibi alıntılıyorum: “Brezilya’nın Amazon ormanlarında yeni bir karınca türü keşfedildi. Yeni türe ‘uzaylı’ görüntüsü nedeniyle ‘Martialis heureka’ (Mars karıncası) adı verildi. Toprak altında yaşayan, kör ve yırtıcı bir tür olan Mars karıncasının, dünya üzerindeki ilk karıncalara benzediği tahmin ediliyor. Çok geniş bir çene yapısı ve solgun bir rengi olan Mars karıncasının DNA yapısı incelendiğinde, en eski karınca türlerinden geldiği doğrulandı.”
Biyolojiden anlamam, tabii. Karıncaları falan incelemişliğim de yok. “Evrim teorisi”ne inanmak istemeyenler, “intelligent creation” diye ayak direyenler, çok zaman karıncaları örnek gösterir, “İşte hiçbir ‘mutation’ yok” derler diye bir bilgi kalmış aklımda.
Evrim düşmanları her yerde var, burada da var. Çok zaman bu konular bir inanç, iman sorunu oluyor, evrim teorisinin kendi tutarlılığı, inandırıcılığı değil, ona “inanma”nın getireceği iman kaybı tartışılıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.