“Gerginlik artıyor... Tansiyon yükseliyor...”
Tabii bunları ve durmadan bunları söylemek de “artma”ya, “yükselme”ye yardımcı oluyor.
Bizim ölçülerimize göre “çok sayıda” emekli ya da muvazzaf subay ifadeye çağrılıyor; bizim ölçülerimize göre “çok sayıda” tutuklanan oluyor; bizim ölçülerimize göre “çok sayıda” yüksek rütbeli var... “Bizim ölçülerimize” göre böyle olduğu için “gerginlik artıyor”.
İyi de, bilmem kaç tanesi planlanan bu darbelerden bir tanesi gerçekleşecek olsaydı ne olacaktı? Bildiğim kadarıyla bu “darbe” dediğimiz eylemleri teğmenler, üsteğmenler yapmıyor. “Kuvvet komutanı”, “ordu komutanı” dediklerimiz yerlerinde oturup seyretmiyor. “Emir kumanda zinciri içinde” diyorlar, kendileri. O “zincir”de yeriniz ne kadar yukarıdaysa, yapılan işte sorumluluğunuz da o kadar fazla.
Yani, sözkonusu “eylem”in kendi yapısı ve kuralları içinde bakıldığında, ne gözaltına alınanların sayısının çokluğu, ne de rütbelerinin yüksekliği, bir şaşkınlık ya da bir itiraz nedeni olacak şeyler. Şaşkınlık ya da itiraz “bizim ölçülerimiz göre” bu olayın başından sonuna kadar kuraldışı olmasından ileri geliyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.