Deniz Baykal bugünlerde küçük bir rötuş yaptı, politikasında; ya da bana öyle geliyor. Birçok yazar, siyasî yorumcu, Baykal’ın bu dönemde tutturduğu politika ile seçim meçim kazanamayacağını yazdı. Bu, oldukça yaygın bir yargı. Tekrarlanması, CHP içinde gidişattan tedirgin olanları telaşlandırmaya yarayabilir, ama Baykal’ı etkilemesi bana çok zor görünüyor.
Çünkü bu zaten Baykal açısından bir “haber değeri” taşımıyor. “CHP seçim kazanamaz”mış! Bir de kazana mıydı? Bunu söyleyenler, “Böyle yapmazsa kazanır”ı ima ediyorlar. Muhtemelen Ecevit’in CHP ile seçim kazandığını düşünüyor, onun için böyle bir ihtimale prim veriyorlar.
Bu doğru tabii. Üstelik Ecevit de sosyal-demokrat, yani sosyalist bir kişi değildi; devletçilik ya da milliyetçilik bakımından memlekette hiçbir CHP’liden geri kalmazdı. Buna rağmen ve CHP’nin başında, seçim kazanabildi.
Bence o özel bir konjonktürdü. “Solculuk” adına, oldukça kaotik bir kıpırtı vardı, bunun kaotik olması da kaçınılmazdı o günlerin entelektüel atmosferinde. Bu kıpırtı askerî darbeyle durdurulmuşken, Ecevit darbeyle işbirliğine girmeyi reddetmiş, bu nedenle de istifa etmiş, yani elindeki mevkii bırakıp gitmişti (çok alışılmış bir eylem biçimi sayılmaz buralarda). Bunları yapan adama, bu toplum, ilk seçimde en yüksek oy oranını armağan etti –hem de herkesin onu “solcu” sandığı bir ortamda.
Yazının devamını okumak için tıklayın.