Başbakan’ın gelen kriz ortamında IMF ile bir işbirliği olup olmayacağı sorusuna cevap verirken, “ümüğümüze basmazlarsa” diye bir deyim kullandığını görünce, doğrusu, irkildim. Ama o zamandan beri birçok kişinin buna bir şekilde dikkat etmiş olduğunu da gördüm. Demek yalnız ben değilmişim takılan ve yadırgayan diye düşündüm.
Bretton Woods Konferansı’nın ürünü olan bu kurumlar, IMF, Dünya Bankası vb., uluslararası kapitalizmin belli başlı kuruluşlarıdır. Bir sosyalistin bu gibi kuruluşlara çok fazla sempatisi olması beklenmez. Ben de böyle bir sempati duymuyorum. Öte yandan, ne olursa olsun, bu gibi kurumlara, sorunlara uluslararası çözümler bulmak üzere oluşturulmuş (bu ihtiyacın ürünü) kurumlar olarak bakıyorum. Sanırım onun için, “ümüğünü sıkmak” gibi bir deyimin kullanılmasını yadırgıyorum. Dünyada olduğu gibi burada da (burada herhalde daha fazla) “emperyalizm” kavramına takmış olanlar var. Onlara göre böyle kurumlar doğrudan doğruya emperyalizmin kurumlarıdır ve yoksul ülkeleri sömürmek için vardırlar. Bu “basite indirgeyici” bakışı benimseyenler konuşmalarına “ümük”tü, şuydu buydu, karıştırdıklarında bunda şaşıracak bir şey bulmam. Ama Başbakan’ın böyle “ulusalcı” bir havada konuşmakta sakınca görmemesi tuhaf geliyor.
Ekonomi hayatta hiç akıl erdiremediğim alanlardan birisi olduğu için, bu gibi kurumlar hakkında, bilgisine güvendiğim birine danışmaksızın, ileri geri konuşmaktan korkarım –lehinde konuşmaktan da, aleyhinde konuşmaktan da.
Yazının devamını okumak için tıklayın.