1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:55
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Murat Belge TÜRKİYE'NİN HALLERİ 07.10.2008
Murat Belge
Kürt Meselesi
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Murat Belge - Kürt Meselesi Murat Belge - Kürt Meselesi Murat Belge - Kürt Meselesi Murat Belge - Kürt Meselesi Murat Belge - Kürt Meselesi Murat Belge - Kürt Meselesi Murat Belge - Kürt Meselesi Murat Belge - Kürt Meselesi
Murat Belge köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Aynı karakolun bilmem kaçıncı kere uğradığı baskınla bu noktada verilen kayıp sayısı 43’e, 44’e çıkmış (henüz bu istatistiğe girmeyen iki kayıp daha var). Şimdi çoktan unuttuğumuz ilk baskında 22 ölü vermişiz. Onu unuttuğumuz gibi bunu da unuturuz.

Şimdi tartışılacak (eskiden tartışılamazdı): tedbir niye alınmadı? İstihbarat yok muydu? Bu karakollar neye yarar? Bu durumda hesap sorulmamalı mı? Dağlıca soruşturulsa bu olur muydu?

Bu sorular soruluyor, sorulacak, sorulmalı. Önümüzdeki günlerde ben de bu konulara girmek, bu soruları çoğaltmak istiyorum. Ama bugün ayrıntısı değil de, kendisi üstünde birkaç şey sormak ve söylemek istiyorum.

Kürt sorununu ne yapacağız? Aktütün’de 43 kişi mi oldu, 45’e mi yükseldi değil. Türkiye’de kırk, elli bini ya buldu, ya bu yakınlarda bulacak. Ne yapacağız? “Bu sorunlar uzun vadeli sorunlardır. Terörle yaşamayı öğrenmeliyiz” diyenler var. Bu mu, sorunun cevabı?

Şimdi, “uzun vadeli” de olsa, bu “vade”nin sonunda bir yere varılacağını duymak istiyor insan. Varılmayacaksa, niçin bununla yaşayalım?

Varılacaksa, nasıl varılacak? O yere varmak için Türkiye ne yapıyor? Ne düşünüyor? Programı nedir?

Bu sorun, “millî” bir sorun. Biz bu ülkede nasıl herkese “Türk milleti”nden olmanın anlam ve önemini öğretiyoruz, belletiyoruz, belki kısmen bundan da etkilenerek “Kürt milleti”nden olduklarının bilincine varan, sayıları da milyonları bulan yurttaşlarımız var. Uzun zaman onların böyle şeyler düşünmesini, öğrenmesini engellemeye çalıştık. Belki geciktirmeyi başardık ama o kadar. Sonunda öğrendiler ve bir kısmı şimdi yalnız bunu düşünüyor. Bir zaman, “Bu ülkede Kürt yoktur, herkes Türk’tür, Kürt olduğunu sananlar yanılıyor” dedik. Bunu kanıtlayan bir ton kitap yazdırdık. Bunu söylemekle kalmadık, aksini söyleyeni hapse attık. Kürtçe’yi de yasak ettik.

Gene olmadı. İkna edemediğimiz gibi, bugün de lânet yağdırmaya devam ettiğimiz PKK bunları yaptığımız sırada ortaya çıktı.

Bunlar çok yanlış politikalardı. Ama şunu da söyleyelim: “doğru” veya “yanlış” ayrı konu, bu bir “politika” idi. Adı “asimilasyon” politikasıydı; amacı Kürtler’i “Türklük” içinde özümlemekti.

Şimdi siz bunu yaparken bir yandan da “Düşmanınız Kürt’tür, kimi vuracağınızı bilin” diye yayın yaparsanız, bunun bir “politika” olduğunu söylemek mümkün mü? “Mustafa Muğlalı” kışlasıyla asimilasyon olur mu?

Bu ülkede yaşayan ve köken bakımından “Türk” olmayan insanları, ne yaptınız ettiniz, “Türk” olduklarına (veya öyle görünmenin kendileri için en iyi formül olduğuna) ikna ettiniz. Diyelim ki böyle bir şey mümkün oldu. Şimdi onların böyle olmaktan duyacakları mutluluğu büyütmek üzere bayrakları büyütün, İstiklâl Marşı’nı günde beş vakit çalın, kürsülere fırlayıp Türk’ün kahramanlığını, yüceliğini, cihan yıkılsa Türk’ün yılmayacağını, bütün bunları anlatın. Bu da “doğru”dur, veya “yanlış”tır, ama tutarlıdır, bir “politika”dır.

Ama siz böyle bir politika için “vazgeçilmez” olan, “temel” olan, “ilk adım” olan şeyi yapmış değilsiniz, yani bu insanları “Türk” olduklarına ikna etmiş değilsiniz (böyle bir şeyin “mümkün” olup olmadığı, “mümkün”se bunun “iyi” olup olmadığı hep ayrı tartışma konuları). Bu durumda, yaptığınız her şey, bayrağınız, marşınız, nutkunuz, andınız vb. sizi varmak istediğiniz noktanın en uzağı neresiyse oraya götürecektir.

Şu ana kadar götürmüş olduğu gibi.

Peki, “politika”yı değiştiriyor musunuz şimdi? Bizim haberimiz olmadan (böyle şeyler “bize”, yani “Türkiye toplumu”na sorulmaz, danışılmaz zaten) “asimilasyon”u bıraktınız, “düşmanınız Kürt’tür” politikasına mı geçtiniz? Yargıtay davranışı falan gibi belirtiler de bunu gösteriyor. Peki, bu yeni “politika” ile ne sonuç almayı bekliyorsunuz? “Terör” dediğiniz şey böyle mi bitecek? Ya da, Ertuğrul Özkök öncülüğünde bir “liberal avı”na çıkmak gibi bir “politika” mı düşünürsünüz, Kürt sorununu çözmek için? Ne de olsa, “sorun var” diyenleri ortadan kaldırmak, “sorun”u da ortadan kaldırmış gibi görünebilir.

Bu “sorun” tipi, Osmanlı”dan beri bildiğimiz bir şeydir, aslında. Sanırım, Osmanlı’nın kendi “millî mesele”lerine uyguladığı politikadan çok da farklı bir politikamız yok bugün. Bu hafta biraz bu konuları deşelim.

 

Diğer Murat Belge Makaleleri:
  1. Kısa bir Kıbrıs ziyareti - 31.08.2010
  2. Bolu üstünden Ankara - 29.08.2010
  3. Neyin ‘boykot’u - 28.08.2010
  4. Referandum öncesinde - 27.08.2010
  5. Diaspora ve ‘Tapınak Bekçileri’ - 24.08.2010
  6. Bir ‘müzik gecesi’ - 22.08.2010
  7. Öğretmenliğin yılan hikâyesi - 21.08.2010
  8. Öğretmenlik hikâyesi - 20.08.2010
  9. Hasankeyf - 17.08.2010
  10. Barışın yolu yordamı - 15.08.2010
  11. “Devletle çözelim” formülü - 14.08.2010
  12. Kürt sorununda son durum - 13.08.2010
  13. Kesinlik ve şüphe dengesi - 10.08.2010
  14. Kooptasyon’un bitişi - 08.08.2010
  15. Yeniden ‘Seçim/kooptasyon’ konusu - 07.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Kürt Meselesi - Murat Belge
03.09.2010 06:55:40