18 Ağustos 2008 Pazartesi günü Milliyet’te Ertuğrul Kürkçü ile yapılmış uzunca bir mülâkat yayımlandı. Kürkçü ile konuşan Devrim Sevimay; konuşma için birinci sayfadan verilen spotta ise “Liberal Solun AKP Yanılgısı” sözü kullanılmış. Bu dönemde pek çok tartışma bu kısa başlıkta geçen iki üç kavramın çevresinde dönenip duruyor. Kendi hesabıma, bu tartışmalara –hele “kişisel bir polemik” çerçevesinde- girmek istemiyorum, çünkü anlamlı bulmuyorum. Ancak Ertuğrul, birçok soruna ne kadar farklı bakarsak bakalım, uzun yıllara dayanan hukukumuz ve dostluğumuzdan ötürü, bence farklı bir yerde duran biridir; onun için de, “sorunları aydınlatma” mahiyetinde bu tip bir yazışmaya girmekte bir sakınca yok.
“ ‘Liberal sol’ denilen ve kendisine böyle denilmesine izin verilen kesim” diye bir “özne”den söz ediyor Ertuğrul. Şu ortamda sen izin ver, verme, söyleyen söyleyeceğini söylüyor. Ben, söyleyenlerin çoğundan farklı olarak, “liberal” sıfatını bir küfür gibi anlamadığım için, buna aldırmıyorum ve zaten “siyasî liberalizm”in tarihî rolü ve işlevine saygım olduğunu hep söyledim.
Ertuğrul, bu kesimin “kendisiyle sınırlı” olduğunu söylerken de haklı bence. Böyle bir parti falan bir yana, kendi aralarında asgarî olsun bir homojenleşme amacı taşıyan bir “Fabian Kulübü” dahi yok. Savundukları noktalarda belirli yakınlaşmalar, hattâ ortaklaşmalar görülen bireyler var, ama bu bireylerin ortak bir programları da yok.
Örneğin Ertuğrul “solun geri kalanına ‘doğru’ yolu gösterme” iddiasında bulunan bir kesimden söz ediyor. İmdi, “sol” denince, bunun içinde yok yok; dolayısıyla kim çıkıp “şu şöyledir” dese, kendinden başka birilerine “doğru yol” gösterme çabasına girmiş olacak.
Yazının devamını okumak için tıklayın.