Altı okun biri “Halkçılık”. Bunun için Cumhuriyet tarihinde ne yapıldığı belli değil. “Köylü milletin efendisidir” denildi. Denildi de, “deme”nin ötesine geçen bir şey var mı? Pek bir şey yok. Köylü kendisi bu söze inandı mı? Hayır, hiçbir zaman inanmadı.
“Efendi” falan bir yana da, “adam” olduğunu anlamaya başlaması “çok-partili” sisteme geçişle olmuştur. Çünkü böylece birdenbire gerçek bir güç sahibi haline gelmiş ve bunun farkına varmıştır. Onun için de bu sisteme sımsıkı sarılmıştır. Burada her darbe yapıldığında, söylenen ilk sözlerden biri, “Merak etmeyin, kısa zamanda sorunu çözüp gideceğiz” mealinde bir cümledir.
AKP’nin birinci iktidar döneminde Baskın Oran bir söz söylemişti: bugün Türkiye’de AKP gibi bir parti olmasının, Kemalizm’in zaferi olarak yorumlanması gerektiğini belirtmişti. Bu çok doğru bir tesbittir. Çünkü sonuç olarak bu toplum ciddi bir modernizasyon sürecinden geçmiştir ve AKP de bu sürecin ürünü, örneğidir. Eğer Kemalizm’in amacı “modernizasyon” idiyse, demek ki başlatılan süreç sonucunu vermiştir.
Baskın Oran’ın tesbiti doğru olmasına doğrudur da, gel de bunu Kemalistler’e anlat, onları ikna et. Bu mümkün değil; ama galiba onların bu “modernizasyon” ve benzeri kavramlardan çıkardıkları anlam da farklı.
İdeoloji çok zaman sessizce düşündüğü şeyin tersini yüksek sesle söyler.
Yazının devamını okumak için tıklayın.