Bu “program” konusunu ciddiye alıyorum, onun için de Halil Berktay’ın benden beklediği cevabın daha geniş bir çerçevesini çiziyorum. O, bir parti programında, yalnız sosyalist düşüncenin ürünü ve yalnızca sosyalist bir partinin hedefi olarak ne bulunabileceğini soruyor. Ama bence bu doğru bir soruş biçimi değil, çünkü fazla soyut.
Her toplumda, “burjuva demokratik” dediğimiz kategoriden olup da, o toplumun burjuva demokratik düzeninin bir türlü çözemediği sorunlar vardır, örneğin. Bunları, daha demokrat olduğunu varsaydığımız sosyalizm, programına almak zorundadır. Bizim eski TİP’in programında bir “toprak reformu” vaadi vardı ki tam bu sınıfa girer (ama ciddi bir toprak tekelleşmesi sorunu olmadığı için çok anlamlı bir vaat değildi –o ayrı konu): aynı programda bir de “kafa emeği/ kol emeği” ayrımını kaldırma vaadi vardı. Bu, sosyalizmin sorun ettiği, dolayısıyla çözüm üretmeye çalıştığı, başka türden sorundur.
Ama, aynı nedenlerle, çözümü uzun vadeyi gerektiren bir sorundur. Hani, programda olmasa bile olur, çünkü sırası kimbilir ne zaman gelecektir, ne şekilde gelecektir.
Yani, sosyalist programda ister istemez birçok “demokratik” mahiyetli sorun, hedef, öneri vb. olacaktır. Bunların “demokratik” mahiyetli olması sosyalistlerin onlara “üvey evlât” gibi bakmasını gerektirmez.
Yazının devamını okumak için tıklayın.