AKP’ye karşı kesim, Türkiye’nin gerçekten “en muhafazakâr” kesimi olmasına rağmen, hükümete karşı yeni slogan üretmekte bayağı “yaratıcı” olabiliyor. Bunda cin fikirli medyanın da önemli bir payı var: hem bu sloganları bulmakta, hem de, tabii, yaymakta. Bir ara “Malezya” lakırdısı vardı; derken “mahalle baskısı” çıktı. Şimdilerde “sivil darbe” gibi daha da yaratıcı buluşlar kulaklarımıza çalınıyor. “Sivil general”, “sivil cunta” vb, yol açık.
AKP iktidara geleli, sekiz yıl geçti. Bunlar ne ağırkanlı şeriatçılar ki, hiç de kısa sayılmayacak bu sekiz yıl içinde şeriatı kurma yolunda “ciddi” denebilecek bir adım atmadılar. Onun için bu “Malezya”lar falan pek fazla inandırıcı olamıyor. Ama Türkiye’de bir kesim, “olgu”larla yaşamayı ve düşünmeyi iyiden iyiye terketmiş durumda. Onların zihninde, AKP’nin Türkiye’de yapmayı planladığına kendilerini inandırmış oldukları bir senaryo var. AKP gerçeklik düzeyinde buna ne kadar aykırı davranırsa davransın, onlar bu senaryodan vazgeçmiyor. Duruma biraz daha dikkatli bakılırsa, “senaryo”nun aslında AKP için değil, kendileri için yazıldığı net bir biçimde görülebilir. Çünkü Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin biraraya geliyorlar, anayasa değişikliğine “hayır” demekte anlaşıyorlar; neden “hayır”? Çünkü AKP bu değişiklikleri referandumdan geçirerek, “sivil darbe” yapacak; bunu önlüyorlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.