Dünkü ve bugünkü gazetelere baktığımda, Başbakan’ın “dindar gençlik yetiştirmek” üstüne söylediği sözlerin yaygın bir itiraz ve eleştiriyle karşılandığını görüyorum. Böyle olması da gerekirdi. Mehmet Barlas, bunun bir polemiğin bir aşamasında söylenmiş bir söz olduğunu yazıyor, ama söz, neyin ne aşamasında olursa olsun, söylenecek bir söz değil. “Öyleyse neden söyledi” sorusunun cevabını da bugün Hasan Cemal’in verdiği kanısındayım. Ama Mehmet Barlas da “hemen her konuda düşünce açıklamasının gerekli olduğunu düşünen ve polemik sürecine girildiğinde de genellikle öfkelenen” diyerek aynı noktaya parmak basmış. Bu sanırım hepimizin, yani Başbakan’ın başında bulunduğu siyasî kampın içinde olmayan herkesin ortak düşüncesi.
Dün de söylediğim gibi, Başbakan son seçim öncesinde bir yola girdi, o yolda devam ediyor. Öcalan’ı asmak üstüne söylediklerinden, Kars’taki ucubeden, şimdiki Auster babalanmalarından önemlisi (bunlar hepsi ne kadar önemli olursa olsun) kendine duyduğu güven gibi görünüyor bana. Bu herhalde son iki yılda biçimlenmiş bir şey olamaz; hep vardı ama örtüktü, şimdi açığa çıkıyor. Şimdi açığa çıkmasında somut siyasî gelişmelerin payı olmalı.
Başbakan geçen gün gitgide daha az yaptığı bir şey yaptı: şaka yaptı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.