1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:10
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Murat Belge TÜRKİYE'NİN HALLERİ 24.08.2008
Murat Belge
“Üçüncü Blok”
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Murat Belge - “Üçüncü Blok” Murat Belge - “Üçüncü Blok” Murat Belge - “Üçüncü Blok” Murat Belge - “Üçüncü Blok” Murat Belge - “Üçüncü Blok” Murat Belge - “Üçüncü Blok” Murat Belge - “Üçüncü Blok” Murat Belge - “Üçüncü Blok”
Murat Belge köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Ertuğrul Kürkçü, birkaç gündür üstünde durduğum konuşmasının son birkaç cümlesinde son dönemde sosyalist solun üç kümeye ayrıştığını söylemiş: birincisi benim “ulusalcılar” diye anladığım, AKP’ye de, AB’ye de, her şeye karşı olanlar; ikinciyi Ertuğrul şöyle nitelemiş: “AKP ile AB reformları çizgisinde örtük bir ittifakı ya da AKP’ye karşı tarafsızlık siyasetini savunanlar.” Birileri “Sol liberaller AKP ile ittifaktan yana” diye olur olmaz konuştuğu için bunun –en azından benim açımdan- daha doğru bir niteleme olduğunu söylemeliyim.

Üçüncüyü de şöyle tanımlıyor: “AKP’ye de, Ulusalcılar’a da karşı anti-kapitalist bir halk blokunun ‘bir üçüncü kutbun’ oluşmasını savunanlar. Bu kümelenmeler yeni değil, son beş yılda oluştu.”

Şimdi, bir soyutlama, bir genelleme düzeyinde, kendimi bu şekilde tanımlanan grubun içinde de görürüm. Sol, kendi ayağının üstünde duran, ama varlığı toplum için, toplumdaki siyaset için bir anlam ifade eden bir birlik, bir platform olmalıdır. Aslında, Ertuğrul’un katılmayacağı, “AKP’ye destek vermek” (ya da, olacak şey değil ama, bunun tersi, Ulusalcılığı desteklemek, diyelim; bu bağlamda ne olduğu önemli değil) gibi bir politika için de böyle bir platformun varlığı gerekli. Öyle bir şey olmadığı, olamadığı için, bugün bu ülkede “siyasetin şurasında da sol var” gibi bir cümle söyleyemiyoruz.

Evet, böyle bir genelleme yapıldığında, ben kendimi “üçüncü” denilen o bloka koyarım. Ama iş bu “genelleme” düzeyinde kalmıyor tabii. Öyle bir cümleyi telaffuz eder etmez, hemen birkaç hayatî soru karşınıza dikiliyor: “Kimlerle birlikte? Hangi sosyalist ilkeler temelinde?” İlk cümlenin soyutluğundan, bunlara cevap vermeden, herhangi bir somutluğa adım atmanız da mümkün değil.

Uzaklara gitmeye gerek yok; şu tartışmanın başladığı noktaya bakalım: bu ülkede “Ergenekon soruşturması” gibi bir olay başlamışken, “Bizi ilgilendirmez. Birbirlerini yesinler” diyen bir anlayışla mı (ki bu anlayış kendini Ertuğrul’un tanımladığı çerçevede o “üçüncü blok”a yakıştırabilir kolayca) birlikte, aynı çizgide buluşacağız?

Bu, olacak bir şey değil.

Tamam, “tartışmanın başladığı noktaya bakalım” dedim ama, her şey o noktadan ibaret değil elbette (o “nokta” başka pek çok şeyin sonucu). Örneğin, epey bir zaman önce bazı sosyalist arkadaşlar gene toplanıyor ve sosyalistlerin birliğinin nasıl sağlanacağını tartışıyorlardı. Ben o sırada olamayan “Yeni Demokratik Oluşum” için çalışıyordum ve “Kuruçeşme Toplantıları” denen bu görüşmelere katılmamıştım. Katılan Ertuğrul Kürkçü’ye nasıl gittiğini sorduğumda, ortak platformun “devrimcilik” olması gerektiği ilkesinde anlaşmaya varıldığını söylemişti.

Ama bu, benim açımdan, çok gerekli veya yeterince ayırıcı bir ölçüt değildi. Örneğin bir birey, “ben devrimciyim” der (öyle olup olmadığının kanıtı da ancak bir devrim olduğu zaman ortaya çıkar); aynı zamanda da bir “Stalinist”tir. Benim açımdan, tarihin şu aşamasında, “Ben Stalinist’im” diyen biriyle aynı ya da ayrı yerde olmak çok daha önemli, belirleyici bir yol ayrımı (ve Türkiye’de, “Tarihin şu aşamasında” da, “Ben Stalinist’im” diyecek çok kişinin bulunduğundan şüphem yok).

Stalinizm, sosyalizm içinde bulacağımız anti-demokratik çizgi ve anlayışlardan bir tanesi, bir özgül uygulamanın adı. Ama sonunda genel “sosyalizm ve demokrasi” sorunsalının içinde yer alıyor. “AKP’ye de, Ulusalcılar’a da karşı anti-kapitalist bir halk bloku” dediğinizde, bunun içine çok şey girer. “Hareketin büyümesi” gibi bir başka genelleme yaparsak, “çok şey” girmesi belki de iyidir. Ama bu bloku “anti-kapitalist” olmanın yanı sıra bir de “anti-demokratik” kılığa sokacak unsurlara da açacaksak, benim o blokta bir yerim kalmıyor.

Yani, evet, bağımsız platform önemli ve her zaman bu hedefi gözetmek gerekir.

Ama somut düzeye gelindiğinde, bunun hiç de kolay bir şey olmadığı görülüyor.

 

Diğer Murat Belge Makaleleri:
  1. Kısa bir Kıbrıs ziyareti - 31.08.2010
  2. Bolu üstünden Ankara - 29.08.2010
  3. Neyin ‘boykot’u - 28.08.2010
  4. Referandum öncesinde - 27.08.2010
  5. Diaspora ve ‘Tapınak Bekçileri’ - 24.08.2010
  6. Bir ‘müzik gecesi’ - 22.08.2010
  7. Öğretmenliğin yılan hikâyesi - 21.08.2010
  8. Öğretmenlik hikâyesi - 20.08.2010
  9. Hasankeyf - 17.08.2010
  10. Barışın yolu yordamı - 15.08.2010
  11. “Devletle çözelim” formülü - 14.08.2010
  12. Kürt sorununda son durum - 13.08.2010
  13. Kesinlik ve şüphe dengesi - 10.08.2010
  14. Kooptasyon’un bitişi - 08.08.2010
  15. Yeniden ‘Seçim/kooptasyon’ konusu - 07.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: “Üçüncü Blok” - Murat Belge
03.09.2010 06:10:22