Halil Berktay, Marksist sosyalizmin tarihî seyri içinde ve özellikle iktidar konumunda “icraat”ına bakarak, bugün bu ad, bu bayrak altında anlamlı bir hareket kurulamayacağını söylüyor. Ben kendi hesabıma bu konuda kararsızım; daha doğrusu, öyle olmadığını düşünüyorum; ama Halil Berktay’ın işaret ettiği noktaların ne kadar ciddi olduğunu da biliyorum. Bununla hesaplaşmamış bir sosyalizmin dünya için gerekli olduğunu da düşünmüyorum.
Örneğin şunu da biliyorum: bu sosyalizm türünün fiilen yaşandığı ülkelerin insanları, bugün, dünyada sosyalizme en uzak insanlardır. Bütün bu ülkelerde, KP iktidarları ayaktayken şöyle ya da böyle işleri tıkırında olanlar, bugün de vardır ve eski rejimin özlemini çekiyorlardır. Ama bunlar sonuçta bir avuç insandır ve çoğunluğun onların özlemini çekmesi tasavvur edilecek bir şey değildir. Bu rejimlerin çeşitli alanlarda iyi kötü kurduğu “sosyal” karakterde kurumlar bile, kitlelerin “o günler”e özlem duymasına yol açmıyor. Bunları belirli bir kesinlikle, güvenle söylüyorum, çünkü o ülkelere sık sık gittim, bir yığın insan tanıdım, onlarla ilişkilerim sürüyor –yani bunun böyle olduğunu biliyorum.
Bunun böyle olması epey anlamlı bir şey değil mi? “Abartmayın. Birkaç küçük kaza olmuş olabilir. Ama sizin yaşadığınız hayat olabilecek en iyi hayattı” yollu tavsiyelerde bulunabilir misiniz bu insanlara.
Yazının devamını okumak için tıklayın.