Başbakan’ın “dindar gençler yetiştireceğiz” lafı üzerine haklı bir gürültü koptu. Laf yanlıştı ama hiç değilse bir zihniyet tartışmasına yol açtığı için Başbakan’ın bu çıkışı fevkalâde hayırlı oldu. Zihniyet dediğin şey oturduğun yerden değiştirebileceğin bir şey değil; şapka gibi mesela, atıp başka bir şapka giyemezsin; tıp ilerledi kalp nakli dahi yapılabilir oldu ama henüz beyin nakli mümkün görünmüyor. Beyin de nakledilirse bu artık bir şeyi başka bir şeye nakil değil, bilinciyle, bilinçaltıyla yeni bir insan yaratmak olur her halde.
Bu akıl yürütmeyi toplumlara da uygulayabileceğimizi biliyoruz. Toplum mühendisliği zihniyetinin yanlışlığı tecrübeyle sabit. Ne var ki, ister Müslüman olsun ister solcu veya liberal, Cumhuriyet mühendisliğinin rahle-i tedrisinden geçen bizlerin bu zihniyetten kurtulması hiç de kolay değil. Kemalizm’e muhalefet geleneğinden gelen bir başbakanın dahi malum sözleri edebilmesi bunun en iyi kanıtı. Ha Kemalist gençlik yetiştirmişsin, ha dindar gençlik isterseniz buna demokrat gençlik deyin veya sol, sosyalist gençlik de diyebilirsiniz eğer tepeden devlet eliyle geliyorsa hepsi aynı kapıya çıkar. Bu nedenle Başbakan’a yanıt olarak söylenen “dindar- dinsiz değil demokrat gençlik yetiştirmeliyiz” yanıtına da böyle bakıp bir projektör tutmakta fayda var.
Çünkü burada tartışılan bir ailenin, bir sivil kurumun çocukları nasıl yetiştireceği meselesi değildir, devletin işlevi tartışılıyor burada. Zira bunu bir siyasi parti başkanı değil de Başbakan söylüyor. Karşı yanıt olan “demokrat gençlik yetiştirmeliyiz” yanıtı da “devlet demokrat düşünceli gençler yetiştirmeli” anlamınadır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.