Tarihin dipnotu gibi duran, bu nedenle kimilerince bilinse de pek de ışığı parlamayan bir hakikatin dipnot olmaktan tarihin manşetine fırlaması olayını yaşadık. Bu manşet birden bire bütün bir tarihi aydınlatıverdi.
Her şey o denli aşikâr ki, artık birisinin, bir çocuğun “kral çıplak” demesini bekliyorum diye yazmıştım ama doğrusu böylesi aklımın köşesinden bile geçmezdi. Rüyamda görsem inanmazdım.
Hiç beklemediğim bir köşeden birisi çıkıverdi ve günahkâr bir bedende ilâhi adaletin sesini duyurdu.
CHP milletvekili Onur Öymen “kral çıplak” deyiverdi.
Hegel’in kulağını çınlatarak tarihin bir “ruhu” olduğuna bir kez daha “iman” ettim. 10 Kasım 2009 günü TBMM’de başlayan “Açılım” oturumu tarihin kendisini “açma” oturumu oldu. Birçok bakımdan tarihî oturum oldu. Bunu CHP gerçekleştirdi. Teşekkür borçluyuz. Bu teşekkürümde hiçbir kinaye ya da dil oyunu yok. Bütün içtenliğimle CHP’ye ve Onur Öymen’e teşekkür ediyorum.
Kristal vazoyu kırıp, tuzla buz ettiler.
Onur Öymen’in, CHP’nin kırıp tuzla buz ettiği kristal vazo Kemalist ideolojidir.
Bir daha asla yapıştırılamaz biçimde kırılmıştır.
Kaygım şu: Özellikle son bir yıldır, öylesine şaşkınlık verecek gerçekler üst üste gün ışığına çıktı ki, bir kanıksama yarattı. Bu nedenle kristal vazonun kırılmış olduğu fark edilmeyebilir. Bu nedenle bu tarihsel olayın anlamı üstünde ne kadar durulsa o kadar yeridir.
Bu konuşma herhangi bir zamanda değil, Kürt açılımı, Demokratik Açılım’ın TBMM’nin gündemine taşındığı bir zamanda yapıldı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.