Karanlığın en yoğun olduğu anda aydınlığın şafağı söker.
Kürt açılımı bitti mi diye sorduğumuz ve yine gençlerimizi kurban verdiğimiz günlerin ardından bugün ateşkesle gelen, kalıcı bir barış umuduyla birlikte Kürt açılımının yeniden canlanacağına dair umutlarımız da yeşerdi. Şimdilik bir ay süre için bile olsa çocuklarımız ölmeyecek. PKK-Öcalan ateşkes ilan etti. Ve hükümet, Başbakan Erdoğan bu barışçı gelişmenin önünü açtı. Basından öğrendiğimize göre TSK’nın yeni komuta kademesindeki askerler içinde de bu gelişmeyi hoşnutlukla karşılayanlar varmış. CHP içinden ateşkes sürecine destek seslerinin çıkması da çok sevindirici.
Bu gelişmenin önemi açık. Çünkü bu ateşkes kararı daha öncekilerden pek çok açıdan farklıdır ve farklı sonuçlar doğurmaya gebedir. Her şeyden önce Kürt meselesinin çözümüne muktedir olan iki dinamiğin yani AK Parti ve PKK’nin karşı karşıya olmaları garip bir çelişkiydi, normal değildi. Bu iki gücün çözüm konusunda suskunluğu sivil toplum örgütlerinin seslerini yükseltmesini doğurdu. STK’lar çağrılarını hedefsiz, öznesiz yapmadılar, sorunu çözme iktidarını elinde tutan iki tarafa açık çağrı yaptılar, “elinizi tetikten çekin” dediler. Bu barış çağrıları etkili oldu. Demokratik Toplum Kongresi’nin son toplantısının kararları da bunu gösterdi.
Taraf’ın verdiği haberler içinde yer alan Demokratik Toplum Kongresi’nin 21 ağustos günü olağanüstü toplantı yapacağı haberi beni heyecanlandırdı. Çünkü DTK yalnızca PKK, BDP çevresinden ibaret olmayan çok daha geniş bir siyasi temsil gücüne sahip.
Yazının devamını okumak için tıklayın.