Onlarca yıl etrafınızda haki renkten başka bir şey görmediyseniz renk körü olur, başka renkleri ayırt edemezsiniz. Askerî vesayetin duvarı yıkılıp da içeri biraz ışık sızınca dünyamıza nur yağdığını sanabilirsiniz. İktidara yakın medyada bazı yazarlar AK Parti’nin son seçimlerden buyana gösterdiği otoriterleşme eğilimlerini göremiyor, eleştirenleri ise iyi şeyleri görmemekle suçluyorlar. Solculuk damarlarımız kabardığı için iktidarın yaptığı iyi işleri göremiyor muşuz?
Askerle boğuşurken, AB’ye katılma hedefinde kararlı dururken, reformlar yaparken, Kürt açılımı yapmaya kaktığında, kısmi Anayasa değişikliğinde, ekonomide vs. AK Parti iktidarının olumlu adımlarını destekleyenler demek ki iyi şeyler yapıldığında görebiliyorlardı, şimdi acaba ne oldu da görme kabiliyetlerini yitirdiler? Solculuktan ise o zaman da solcuyduk şimdi de. Değişen biz miyiz yoksa AK Parti iktidarı mı?
AKP artık devlet oldu
12 Haziran seçimlerinde sandıkların açılması henüz bitmemişken, gazeteden seçim değerlendirmesi istendiği için yazı yetişsin diye kesin sonuçları bekleyemeden yorum yazmıştım. Yazımın başlığı “AK Parti artık devlet oldu” idi. Bu başlıktaki yazıma “Bu da nereden çıktı” diyen arkadaşlarım olmuştu o tarihte.
Bu yorumum aslında yeni değildi. Henüz sandığa gitmezden önce internet ortamında bana yöneltilen, “AK Parti’nin bu seçimde tek başına iktidar olup olamayacağıyla ilgili bir soruyu yanıtlarken, “Asıl önemli olanı bu değil,” demiştim; “önemli olan seçim meydanlarında otoriter-milliyetçi bir söylem tutturan AK Parti’nin bu siyasi propaganda çizgisine rağmen, kendi doğal oy sınırını yani yüzde 37’yi aşıp yüzde 45’lere varması halinde bu, durumun anlamıdır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.