Henüz devletin ne yapacağını, askerî operasyonları durdurup durdurmayacağını bilmiyoruz ama yine de PKK’nin ateşkes veya eylemsizlik kararı daha sakin düşünme ortamına hizmet edebilir. Silahların eylemsizliğinden fikirlerin eylemliliği için yararlanabiliriz.
Şimdi bu fırsat var.
Olan bitene yeniden sakince bakmalıyız. Böyle yapmalıyız çünkü yeni bir bakış açısı gerekli. Her iki taraf için de. Eskiden farklı yeni bir bakış açısının nasıl bir şey olabileceğini birlikte aramalıyız. Bunun için önce eski bakış açısını gözden geçirmeli.
Bir açının her zaman bir merkez noktası vardır. Kanımca olayımızda bu merkez savaş halidir. 30 yıldır süren ve bir cephe savaşında ölenlerden daha çok zayiat verilen bu savaş hali merkeze alınmayacaksa başka ne merkez olabilir? İlk etapta durmasını istediğimiz şey de bu savaş makinesi değil mi?
Önce bu makineye bakalım. İki taraf da bu savaşın adını farklı telaffuz ediyor. Bir taraf terör diyor öteki taraf gerilla savaşı. Dünya literatüründe gerilla savaşı dendiğinde bundan anlaşılan şey nettir. Askerî literatüre de “gayrı nizami harp” olarak geçmiştir. Yani askerî literatür bile bunun bir harp yani savaş olduğunu kabul etmektedir. “Terör” tanımı üstünde ise bu netlik, açıklık yoktur. Devletler bugün ortak bir terör tanımı üstünde anlaşabilmiş değiller. Örneğin Hamas kimine göre terör örgütüdür kimine göre değil.
Bir silahlı mücadeleyi isimlendirmek o denli önemli midir? Evet. Önemlidir. Ama hangi aşamada önemlidir? Çözüm aşamasında.
Yazının devamını okumak için tıklayın.